KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/1399 E., 2020/1768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davası nedeniyle verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 31/05/2018 gün ve 2017/3866 Esas - 2018/5149 Karar sayılı ilamına karşı davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- İstem, maddi yanılgının düzeltilmesine ilişkindir. İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak. Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür.
Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Maddi yanılgı kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı,
yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür.
Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı edilmesi, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dava, davacının 01/06/1996 ile 12/11/2004 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen hizmetinin tespiti talebine ilişkindir. Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı Dairemizin 11/02/2016 tarih 2015/17332 Esas 2016/1647 Karar sayılı kararı ile onanmıştır.
Davacı vekilinin 06/12/2016 tarihli dilekçesi ile, hüküm bölümünde tespite karar verilen sürelerde yazım hatası yapıldığını belirterek mahkemeden yargılamanın yenilenmesini talep ettiği ve mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde maddi hata giderilerek karar verildiği, mahkemenin bu kararının Dairemizce, davacının talebinin HMK 375. maddesinde belirtilen şartların hiçbirini taşımadığı,
davacı vekilinin dilekçesinin karar düzeltme talebi olarak kabul edilerek temyiz incelemesine gönderilmesi gerekirken yargılamanın yenilenmesi olarak kabul edilip yeniden yargılama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulduğu , bozmaya uyan mahkemenin davacının talebinin karar düzeltme talebi olarak kabulü ile dosyanın Yargıtay 21.Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin 11/02/2016 tarih 2015/17332 Esas 2016/1647 Karar sayılı kararında maddi hatanın söz konusu olduğu anlaşılmakla maddi hatanın giderilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/1399, K. 2020/1768, 1 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama