İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/263 K.2019/5763

1-Davacılar ... ve ... hakkındaki maddi tazminatlar ile Davacılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Esas2019/263Karar2019/5763Tarih3 Ekim 2019Okuma7 dk · 1.407 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2019/263 E., 2019/5763 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.407 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

1-Davacılar ... ve ... hakkındaki maddi tazminatlar ile Davacılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-(a) maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/2. maddesinde; ''Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.'' denilmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar için kesinlik sınırı, karar tarihi 20/07/2016-01/12/2016 tarihleri arasındaki ilamlar için 25000 TL, 02/12/2016-31/12/2016 tarihleri arasında 40000 TL, 01/01/2017-31/12/2017 tarihleri arasında 41530 TL ve 01/01/2018 tarihinden sonra verilen kararlar için 47530 TL' dir.

Dava ve ıslah dilekçesi değerlendirildiğinde.

Mahkemece davacı anne ...’ya 10000 TL maddi tazminat ile 40000 TL manevi tazminatın; davacı baba ...’e 9971,49 TL maddi tazminat ile 30000 TL manevi tazminatın; davacı kardeşler ..., ..., ... ve ...’a ise 10000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine hükmedildiği; davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine ...

Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği; bu kararın taraf vekillerince temyize getirildiği dikkate alındığında. Davacılar ... ve ... hakkında hükmedilen ve reddedilen maddi tazminatlar ile Davacılar ..., ..., ... ve ... hakkında hükmedilen ve reddedilen manevi tazminat miktarlarının her bir davacı yönünden ayrı ayrı, karar tarihi itibariyle 47530 TL’lik temyiz sınırının altında kaldığı açıktır.

O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a ve 2, 366 ve 352. maddeleri uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde özet olarak; davacı anne ... için 20221,19 TL maddi tazminat ile 100000 TL manevi tazminatın; davacı baba için 10000 TL maddi tazminat ile 100000 TL manevi tazminatın ve davacı kardeşler ..., ..., ... ve ... için 50000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.

B)Davalı Cevabı;

Davalı vekili cevap dilekçesi ve akabinde özet olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi;

“...davacıların murisi ...'ın davalıya ait işyerinde çalışırken 09.04.2014 tarihinde iş kazası geçirmiş olup, bu kaza sonucunda hayatını kaybetmiş, denetime elverişli ve olayın oluşumuna uygun olduğu için itibar edilen bilirkişi raporlarlarına göre davalı işverenin %70 oranında kusurlu, davacı işçinin %30 oranında olayda kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

Davalı işveren işçisinin işyerinde çalışırken geçirmiş olduğu iş kazasında %70 oranında kusurlu olduğundan davalı işçinin maddi zararlarından kusuru oranında sorumludur. Bu nedenle davacıların maddi zarar talebi haklı görülmüş olduğundan hesap bilirkişisi tarafından hesaplanan dosya kapsamına uygun denetime elverişli olduğundan itibar edilen maddi zararlardan davalı taraf sorumlu tutularak (iş kazası tarihi ve ıslah tarihi dikkate alınarak davacı ... yönünden zamanaşımı süresi olan 10 yıllık sürenin ıslah tarihi itibariyle dolduğu anlaşıldığından, dava dilekçesinde belirtilen değer itibariyle davasının kabulüne karar verilmiştir) maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir...

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Açılan davanın KISMEN KABULÜNE;

2-Davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 9.971,49 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

3-Davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ..., ..., ..., ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,...”

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi;

“... İş kazasından doğan tazminat davalarında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi ( ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 125.) gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Dava dosyasında olayın meydana geldiği tarihin 09/04/2004 olduğu, davacı vekilinin 21/08/2017 tarihide ıslah dilekçesini dosyaya sunduğu, davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunduğu, kaza tarihi ve ıslah tarihi dikkate alındığında ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığı tespit edilmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Manevi tazminat miktarının az ve fazla olduğu konusundaki istinaflarda da, davacıların olay nedeniyle duyduğu acıya karşılık mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının kaza tarihine, kusur oranlarına, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu değerlendirilmiş davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili ibranameye değer verilmediğine ilişkin istinaf sebeplerine gelince; dava dosyasında imzanın davacıya ait olup olmadığı konusuna inceleme yaptırıldığı, alınan raporda imzanın davacıya ait olduğunun tespitinin yapılamadığının bildirildiği, ibraname altındaki imzanın davacıya ait olduğunun ispatının davalıya ait olduğu, davalı tarafça bu hususta her hangi bir delilin dosyaya sunulmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.

İstinafa başvuran davalı şirket vekilinin istinaf sebeplerine göre dairemizce yapılan incelemede, iş güvenliği ve işçi sağlığı uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen, davalı şirketin alması gereken işgüvenliği tedbirlerindeki ihmaliyle, kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği kusur raporlarının gerekçeli, açıklayıcı, olaya ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme ve hesaplamaya esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı tarafın istinaf yerinde bulunmamış aşağıdaki şekillde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Davacıların ve davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,... ”

E) 1-Davacı Tarafın Özetle Temyiz Nedenleri;

• Davacı anne için talep etdilen maddi tazminatın zamanaşımına uğramadığını,

• Hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

2-Davalı Tarafın Özetle Temyiz Nedenleri;

• İbranameye değer verilmediği, imzanın davacı babaya ait olup olmadığının tespit edilmediğini,

• İbranamenin ön inceleme duruşmasından çok sonra kabul edilmediğinin beyan edildiği, muvafakat etmediklerini,

• Kusur raporuna itiraz ettikleri, olayda müteveffanın kusurlu olduğunu,

• Manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

1-Dosyadaki temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Dava, 09/04/2004 tarihli iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının anne, baba ve kardeşlerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacı anne Dudu’ya 40000 TL ve davacı baba ...’e 30000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, iş kazasının gerçekleşmesinde davacılar murisinin % 30 birleşen kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir.

Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde Hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)

Bu açıklamalar doğrultusunda davacı anne ve baba lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı az olduğu açıktır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G)SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz harcının ... vs.'ye iadesine aşağıda yazılı temyiz harcının davalı Davalı ... Nakliyat İnş.'ta yükletilmesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/263, K. 2019/5763, 3 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/263
Karar No
2019/5763
Tarih
3 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/263 K.2019/6315
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/264 K.2019/15378
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/264 K.2019/4154
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/265 K.2019/6397
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/265 K.2019/4686
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/266 K.2019/6385

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.