KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/2961 E., 2020/1440 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Mahkemesi
- ...Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- ...Anadolu 20. İş Mahkemesi
- A)davacının talebi
- —
Karar Metni
1.003 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava, davacının davalı Apartman Yönetimine ait işyerinde 01/12/1999-10/05/2015 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
B) CEVAP
Davalı Apartman Yönetimi ve feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurum vekilleri tarafından sunulan cevap dilekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi özet olarak talep ve beyan edilmiştir.
C)İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile “davacının 01/12/1999 ile 10/05/2015 tarihleri arasında geçen hizmet sürelerinin kısmi süreli olduğu ve ayda 30 gün üzerinden 12 gün olarak çalıştığının kabulü ile buna göre sonuçta davacının, davalı SGK'da tescilli 1.296.072 sicil sayılı Taneri Apartmanı kapıcılığı işyerinde çalışmış olduğunun tespiti” ile yazıldığı şekilde karar verilmiştir.
D) İSTİNAF MAHKEMESİNİN KARARI
Davalı Apartman ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme ve denetim neticesi ilk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu,istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak,” belirtilerek “davalı ve fer'i müdahil vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
E) TEMYİZ BAŞVURUSU
Davalı Apartman Yönetimi vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile sadece tanık beyanlarına dayanılarak sonuca gidildiği, davacının eşine yardımcı olmak için çalıştığı, asıl işin davacının eşi tarafından gerçekleştirildiği, davacının ev temizliği hizmeti için dışarıda çalıştığı belirtilerek eksik inceleme ve araştırma neticesi kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Feri Müdahil Kurum Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak ispat edilmesini kabul etmedikleri, yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince gösterilmesi gerekli inceleme ve araştırma titizliğinin yeterince gösterilmeden hükmün tesis edildiği, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek usul ve yasaya aykırı olarak kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
F)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Apartman Yönetimi ve feri müdahil Kurum vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından olan İş Kanunu'nun 63.maddesinde; “Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Yine aynı Yasa'nın 46.maddesinde ise “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasa maddelerine göre haftanın 7 gününden 1 günü tatil olmak üzere 6 günde 45 saat çalışan kişi günlük ortalama 7,5 saat çalışmış olacaktır.
Somut olayda, davacının çalışmasının kısmi zamanlı olarak kabulü yerinde ise de davacının işçilik alacağı dosyasında da kabul edildiği üzere haftada 18 saatlik çalışma ile bu çalışmanın 45 saatlik çalışmanın %40 ı olduğu ve dolayısıyla aylık 30 gün üzerinden 12 gün çalıştığının tespiti şeklinde yapılan hatalı hesaplama ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Gerçekten davacının haftalık 18 saatlik çalıştığının kabulü halinde bu sayının 7,5 saate bölünmesi sonucu davacının haftalık 2,4 günlük çalışmasının olduğu, bunun ise aylık 9,6 günlük çalışmaya karşılık geldiği, bu sayının ise aylık 10 günlük kısmi zamanlı çalışma olarak belirlenmesi gerektiği ortadır.
Mahkemece davacının aylık 10 günlük kısmi zamanlı çalışma esasına göre hizmette bulunduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Apartman Yönetimi ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı, yürürlükteki HMK 370/2. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/2961, K. 2020/1440, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama