KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/3273 E., 2019/5123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava sigortalının iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş lehine 20.947,94 TL maddi tazminat, 80.000 TL manevi tazminat, davacı çocukların her biri lehine 60.000 TL manevi tazminat ile maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı kardeşlerin her biri lehine 10.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalı ... ve ...Şeker Fabrikası A.Ş'’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, Allianz Sigorta A.Ş. hakkında usulüne uygun açılmış dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 20/02/2015 tarihli bir önceki kararın Dairemizin 20/02/2017 tarih 2016/18502 Esas, 2017/1137 Karar sayılı ilamıyla ... Sigorta A.Ş. hakkında usulüne uygun biçimde açılmış bir dava olmadığından bu şirketin dahili davalı olarak kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulduğu bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı ... şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmuş ise de; bu şirketin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve lehine vekalet ücreti takdiri hatalıdır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/3273, K. 2019/5123, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama