İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3958 K.2020/2267

Davacı vekili; davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinden ancak iş kazasındaki kendi kusurunun (%50'nin) yarısına tekabül eden %25'i oranında indirim yapabileceğini beyanla, Kurum işleminin iptali ile davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik…

Esas2019/3958Karar2020/2267Tarih15 Haziran 2020Okuma7 dk · 1.375 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2019/3958 E., 2020/2267 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2020
Mahkemesi
...Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.375 kelime·7 dk okuma

Davacı vekili; davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinden ancak iş kazasındaki kendi kusurunun (%50'nin) yarısına tekabül eden %25'i oranında indirim yapabileceğini beyanla, Kurum işleminin iptali ile davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanma tarihinden itibaren yeniden hesaplanarak eksik bağlanan kısmının bağlanma tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B)Davalı SGK Cevabında: 19.10.2001 tarihli trafik tespit tutanağında, kazanın oluşunda davacı ...'ın tamamen kusurlu olduğunun belirtildiğini, sürekli işgöremezlik gelirinin mülga 506 sayılı Yasa'nın 111. maddesine istinaden %50 indirimli olarak bağlandığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı : "... Kesinleşmiş Mahkeme kararına esas bilirkişi kurulu raporunda sigortalının kusurunda, motosiklet ile meskun mahal içinde aşırı hız ve yakın takipten dolayı önündeki araca arkadan çarpması gerekçe olarak gösterilmiştir. Buna göre, sigortalı tarafından tehlikeli olduğu bilinen aşırı hız ve öndeki aracın yakın takibi şeklindeki hareketin kazanın oluşumunda % 50 oranında kusur oluşturduğunu anlaşılmakta olup, bilirkişi raporundaki tespit 506 sayılı yasanın 111.maddede yer alan bağışlanmaz kusur tanımı kapsamında yer almaktadır.

506 sayılı yasanın 111.maddeye göre yapılacak bağışlanmaz kusur nedeniyle bağlanacak gelirde yapılacak eksiltme en fazla % 50 olabilmekte, eksiltme hesabının ise bağışlanmaz sayılan kusurun derecesine göre yapılması gerekmektedir.

Davalı Kurumca sigortalı % 100 kusurlu sayılarak bağlanan gelirinde % 50 eksiltmeye gidilmiş ise de, Mahkeme kararı ile tespiti yapılan ve kesinleşen sigortalının bağışlanmaz kusuru kapsamında olan kusurun % 50 olması nedeniyle, kusurun derecesine göre gelirden yapılacak indirimin %25 olması gerektiği tespit edildiğinden..." gerekçesiyle "Davacıya yapılan sürekli iş görmezlik gelirinden yapılan indirimin kusur derecesine göre %25 olduğunun tespiti ile davacıya eksik ödenen gelirlerin her ay için kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine " karar vermiştir.İstinaf Başvurusu.

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, dosya içerisinde alınan bilirkişi raporunda taleplerini doğrular ve destekler nitelikte olduğunu, davanın ispatlanmasına rağmen hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir.

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, davaya konu trafik kazası hakkında tutulan trafik kaza tespit tutanağı ve kaza ile ilgili düzenlenen iş müfettişi raporunun dikkate alınmadığını, iki raporda da kazanın oluşunda sigortalının tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :"...sigortalının kazanın oluşumunda %50 oranında kusurlu bulunduğu kesinleşen mahkeme kararı ile anlaşıldığı,

olay günü, motosiklet kullanmak için yeterli A-2 sınıfı sürücü belgesine sahip olmadan, çift yönlü olan güzergah üzerinde bir öndeki aracın arkasından seyir etmekte olduğuna göre, dikkatini yola vermesi ve önündeki araç ile kendi aracı arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakması, aracının hızını, hava, yol ve trafik şartları ile aracının teknik özelliklerine uydurup seyir anında belirebilecek herhangi bir tehlike karşısında önünde açık olan en kısa mesafede aracını duruşa geçirebilecek bir hızla seyrini sürdürmesi,

güvenli araç kullanma bakımından elzem olmasına rağmen aşırı hız ve yakın takipten dolayı öndeki araca arkadan çarparak kazanın meydana gelmesinde bağışlanmaz kusuru bulunduğu, bu nedenle sürekli iş göremezlik gelirini 506 sayılı Yasa'nın 111. maddesi uyarınca %50 indirimli olarak bağlayan Kurum işleminin yerinde olduğu gözetilmeden davayı kısmen kabul eden mahkeme kararının hatalı olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle "Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine," ve kararı kaldırarak "Davanın Reddine" karar verilmiştir.

E)Temyiz: Davacı Vekili: Tazminat davasında işvereninde % 50 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, SGK'nın iş kazası tespitindeki kusur oranına göre değil, ceza yargılmasındaki kusur oranına göre sürekli iş göremezlik geliri bağladığını kararın bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Dava sürekli iş göremezlik gelirinden yapılan indirime ilişkin kurum işleminin iptali ile bu indirim neticesinde eksik ödenen gelirin yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul ve yasaya uygun bulunmayarak kaldırılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.Dosyadaki kayıt ve belgelerden.

2001 yılında meydana gelen iş kazası ile ilgili, 31.03.2003 tarihli İş müfettişi tarafından düzenlenen raporda tüm kusurun kazalı sigortalıda bulunduğu trafik kaza tespit tutanağının dikkate alınması gerektiği belirtilmiş ve kurumun 31.5.2003 tarihli inceleme raporu ile 13.04.2009 tarihli inceleme raporunda aynı yönde kazalının asli kusurlu olduğu, bağışlanamaz kusurunun bulunması nedeniyle 506 sayılı Yasanın 111. maddesinin uygulanması gerektiğine dair tespitlerin yapıldığı,

Didim 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2006/330 Esas ve 2011/740 Karar sayılı Dairemiz tarafından davalı işverenin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine karar verilerek kesinleşen tazminat dosyasında %50 işveren, % 50 kazalı sigortalı olduğunun tespit edildiği, anlaşılmaktadır.Davanın yasal dayanakları incelendiğinde.

506 sayılı yasanaın “Sigortalının Bağışlanamaz Kusuru” başlıklı 111. maddesinde “Bağışlanmaz kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya verilecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri, bu kusurun derecesine göre, Kurumca, yarısına kadar eksiltilebilir.

Tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen yahut yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı olan veyahut açıkça izne dayanmadığı gibi hiç bir gereği veya yararı bulunmayan bir işi elinde olarak sigortalının yapması veya yapılması gerekli bir hareketi savsaması kusurun bağışlanmazlığına esas tutulur.” hükmü düzenlenmiştir.

Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasa'nın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasa'nın 77. maddesi. “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.

İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir.

Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır.

İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.

Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 53. madde) hükmü uyarınca hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır.Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir.

Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof.

Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61 ) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.

1-Sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporları ile ulaşılan sonuçlar, Kurumun taraf olmaması nedeniyle işbu dava yönünden bağlayıcı nitelikte bulunmamakta, olup ancak güçlü bir delil olarak kabul edilebilir.Somut durumda, sigortalı tarafından açılan ve süre aşımı nedeniyle de Yargıtay incelemesinden geçmeden kesinleşen ... (...) Asliye Hukuk Mahkemesi tazminat dava dosyasında işveren ve davacı taraf olup kusur oranları kendilerini bağlamaktadır. İşveren aleyhine açılan tazminat davasında sosyal güvenlik kurumu taraf olmadığından dolayı kusur raporu sosyal güvenlik kurumunu bağlamamaktadır.

2-Dosya kapsamından meydana gelen söz konusu olay ile ilgili ceza yargılaması ve akıbeti ile ilgili bilginin yer almadığı SGK'nın dikkate aldığı trafik kaza tutanağı raporununda gelir indirimi yönünden davacıyı bağlamayacağı açıktır.Somut olayda; kusur oranlarının bilirkişi raporu alınmadan Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesi hatalı olup uzman bilirkişilerden alınacak rapor sonrası bağışlanamaz kusur değerlendirmesi yaparak sonuca gidilmesi gerekmektedir.Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında davalı kurumun taraf olmadığı tazminat dosyasının kesin hüküm teşkil etmediği,

ancak ayrıntılı irdeleme içermesi ve kesinleşmesi halinde güçlü delil niteliğinde olduğu gözetilerek, müfettiş raporlarındaki durum tespit ve kusur oranları ile trafik kaza tespit tutanağı da dikkate alınarak trafik iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden iş güvenliği mevzuatına göre yöntemince işveren ve sigortalının kusur aidiyet ve oranlarının belirlenmesi için rapor alarak, elde edilecek sonuca göre 506 s. Yasanın 111. maddesi gereği bağışlanamaz kusur değerlendirmesi yaparak hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir. G)Sonuç :Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/3958, K. 2020/2267, 15 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3958
Karar No
2020/2267
Tarih
15 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3959 K.2020/3033
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/3959 K.2020/1363
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3959 K.2020/2221
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3960 K.2020/2426
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3961 K.2020/2214
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/3962 K.2020/7103

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.