İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/5191 K.2019/6224

A)Davacı İstemi;

Esas2019/5191Karar2019/6224Tarih16 Ekim 2019Okuma5 dk · 1.074 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2019/5191 E., 2019/6224 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.074 kelime·5 dk okuma

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili, müvekkilinin eşinin 08.04.1999 tarihinde vefat ettiğini, kendisine 1479 sayılı yasa kapsamında aylık bağlandığını, babasının da 07.09.1980 tarihinde vefat ettiğini, kendisinin eşinden dolayı aldığı aylık yanında babasından dolayı da aylığa müstahak olduğunu, 07.11.2016 tarihli aylık tahsis talebinin davalı Kurum tarafından reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hem dul hem yetim maaşını birlikte alması,

babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, müvekkilinin bu hakkının 5386 sayılı yasanın tarihi olan 02.07.2005 tarihinde\hangi tarihte başladığının ve halen devam ettiğinin tespitine, ödenmeyen birikmiş maaş alacaklarının miktarının tespitine, tespit edilen birikmiş maaş alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04/07/2017 tarihli celsede, tespit edilen birikmiş maaş alacaklarının miktarının tespitine,

tespit edilen birikmiş maaş alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmişselerde taleplerini ''alacak'' değil tespit olarak düzelttiklerini beyan etmiştir.

B)Davalıların Cevapları;

Davalı vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve mevzuata aykırı bir durum olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;

Yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamından ve itibar edilen bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere; 1479 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, eşi üzerinden dul (ölüm) aylığı almakta olan davacıya, babası üzerinden de ölüm aylığı tahsis edilemeyeceği, süreç içerisindeki yasal değişiklikler karşısında da çift aylığa hak kazanamayacağı anlaşılarak, davacıya babasından dolayı 1479 sayılı yasa kapsamında ölüm aylığı tahsisi mümkün olmadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;

... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi'nce davacıya, babası yönünden hak sahibi sıfatını kazandığı eşinin ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan 1479 sayılı Kanun'un 46/2. maddesindeki, evliliğin sona ermesiyle kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanının ödeneceğine ilişkin hüküm karşısında çift aylık

bağlanamayacağı ve eş üzerinden tahsis edilen aylığın daha fazla olduğu belirgin bulunduğu gibi, sonrasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereğince de uyuşmazlık konusu talebin olumlu karşılanmasının olanaksız olduğu, bu kapsamda kurum işlemi ile mahkeme kararında bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

E) Temyiz Nedenleri,

Davacı vekili, müvekkil açısından 1479 sayılı yasa açısından değerlendirme yapılacağını, bu yasa hükmünde hiçbir engel yokken, davanın reddedildiğini, buradan da anlaşılacağı üzere, yasalara, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına, ve diğer Yargıtay kararlarına tamamen aykırı olarak hüküm tesis edildiğini ve re’sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

Uyuşmazlık, davacının eşinin 08.04.1999 tarihinde ölümü nedeniyle 1479 sayılı Yasa uyarınca aldığı ölüm aylığı yanında, 1479 sayılı Yasaya tabi olan babasının 07.09.1980 tarihinde ölümü nedeniyle ayrıca yetim aylığı alıp alamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının eşinin 08/04/1999 tarihinde vefat ettiği, davacının babasının 07/09/1980 tarihinde vefat ettiği, davacının eşinden dolayı 01.04.1999 tarihinden itibaren ölüm aylığı aldığı, babasından dolayı da aylık bağlanması için Kuruma 07/11/2016 tarihli dilekçesi ile başvuru yaptığı, davalı Kurum tarafından hem eşinin hem de babasının Bağ-Kur sigortalısı olduğu eşinden dolayı ölüm aylığı aldığı belirtilerek aynı statüden iki ölüm aylığı bağlanamayacağı gerekçesi ile davacının talebinin reddedildiği, Kurum cevabından davacının eşi ve babasının 1479 Bağ-Kur sigortalısı olduğu anlaşılmaktadır.

01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın “Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortasına İlişkin Bazı Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 1. maddesindeki; “17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili Kanun hükümleri uygulanır.” düzenlemesi uyarınca, davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 45 ve 46. maddeleridir.

Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanun'un “Eş ve çocuklara, ana ve babaya tahsis yapılması” başlığını taşıyan 45. maddesinin 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanun'la değişik 2. fıkrasının (c) bendinde, sigortalının.

18 yaşını (veya ortaöğretim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğretim yapması halinde 25 yaşını) doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul bulunan çocukları ile geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş kız çocuklarına aylık bağlanacağı belirtilmiş, daha sonra 04.10.2000 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bentteki “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” koşulu, “...bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama,

bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olarak değiştirilip 1479 sayılı Kanun'un “Ölüm aylığının kesilmesi” başlıklı 46. maddesinin 2. fıkrasına, “Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” cümlesi eklenmiş, ancak, söz konusu KHK, Anayasa Mahkemesi’nin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 gün 61/34 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

İptale konu düzenleme daha sonra bu kez kanun koyucu tarafından 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve anılan (c) bendini değiştiren 4956 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle benimsenerek, sigortalının evli olmayan/boşanan/dul kalan kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” şartı, “... bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olarak değiştirilmiş, aynı zamanda 46. maddenin 2. fıkrasına da “Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” cümlesi yeniden eklenmiştir.

Somut olayda yukarıda açıklanan yasal mevzuat doğrultusunda değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmiş olması hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, hem aylık bağlanmasına ilişkin 1479 sayılı Yasa'nın 45. maddesi hem de aylığın kesilmesi koşullarını düzenleyen 1479 sayılı Yasa'nın 3165 sayılı Yasa ile değişik 46. maddesi bakımından davacının eşinin ve babasının 02.08.2003 tarihinden önce vefat etmiş olmaları nedeni ile 02.08.2003 tarihinden önceki mevzuatın uygulanacağını ve davacının eşinden dolayı almakta olduğu ölüm aylığının “geçimini sağlayacak gelir” kapsamında değerlendirilemeyeceğini göz önünde bulundurarak davacının babasından dolayı alabileceği aylık bakımından eşinden aldığı aylık dışında başkaca geliri bulunup bulunmadığını kapsamlı bir şekilde araştırmak ve yukarıda anılan Yasa maddelerine göre değerlendirme yapıp sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 16/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/5191, K. 2019/6224, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/5191
Karar No
2019/6224
Tarih
16 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/5191 K.2019/6612
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/5191 K.2019/15809
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/5192 K.2019/15811
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/5192 K.2019/9606
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/5193 K.2019/8591
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/5193 K.2019/15477

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.