İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/6438 K.2020/115

Davacı vekili, mülkiyeti davalı ...'ya ait villanın tadilat işini önce diğer davalı ...'in üstlendiğini, davacının bu işin çatı yapımı kısmında 30/04/2012 tarihinde ...'in yanında çalışmaya başladığını, ...'in üstlendiği işi 06/05/2012 tarihinde terk edip…

Esas2019/6438Karar2020/115Tarih15 Ocak 2020Okuma5 dk · 1.031 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2019/6438 E., 2020/115 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ocak 2020
Mahkemesi
Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
A) Davacının İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.031 kelime·5 dk okuma

Davacı vekili, mülkiyeti davalı ...'ya ait villanın tadilat işini önce diğer davalı ...'in üstlendiğini, davacının bu işin çatı yapımı kısmında 30/04/2012 tarihinde ...'in yanında çalışmaya başladığını, ...'in üstlendiği işi 06/05/2012 tarihinde terk edip gitmesiyle 07/05/2012 tarihinden itibaren ...'nın istek ve bilgisi dahilinde çalışmasının devam ettiğini, başlangıçta ...'in, bu kişinin ayrılmasından sonra diğer davalının işveren olduğunu, ancak SGK'ya bildirimde yapılmadığını ve primlerin ödenmediğini, 09/05/2012 tarihinde çalışma yaptığı sırada evin çatısından düşerek yaralandığını, SGK'ca olayın iş kazası kabul edilmediğini,

bu kapsamda davacının 30/04/2012 - 06/05/2012 tarihleri arası davalılardan ...'in yanında, 07/05/2012 - 09/05/2012 tarihleri arasında ise davalılardan ...'nın yanında geçen hizmetlerin tespitini, davacının yaralandığı olayın iş kazası olarak tespitini talep ve dava etmiştir.

B) Davalıların Cevabı :

Davalılardan ... vekili, müvekkilinin maliki olduğu yayla evinin tadilatı için davalı ... ile eser sözleşmesi imzaladığını, davacı ile müvekkili arasında iş akdi, dolayısıyla işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, husumeti kabul etmediğini, davacının işi yüklenen diğer davalı ...'in işçisi olduğunu, kazanın meydana geldiği 09/05/2012 tarihinde davalı yüklenicinin işe devam edip davacının da ... işçisi olduğunu, ceza yargılaması kapsamında müvekkili ile davacı arasında iş akdi bulunmadığının sabit olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Davalılardan ...’in vekili, davacının işvereni olmadığını, çatı yapım işini davacı ve ...’nın birlikte üstlendiklerini, davalı ... ile kararlaştırılan çatı yapım işiyle ilgili tutarı banka hesabıma yatırması hususunda anlaştıklarını, kendisinin de işi alan diğer çalışanlara hak ettikleri miktarı ödeyeceğini, kaza anında olay yerinde olmadığın, kalıp ustası olarak çalıştığını, davacının ve Abdullah'ın da aynı şekilde kalıpçı olduğunu, işveren sıfatı bulunmadığını beyanla, açılan davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, idari başvuru şartının araştırılması gerektiğini, kurum işleminin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

İlk Derece Mahkemesi tarafından, davalı şahıslar arasında 16/04/2012 tarihli sözleşme gereğince ...'ya ait taşınmazın çatı tadilatı işinin ...'e verildiği, iş sahibi ... ile işin yapımını üstlenen ... arasında sözleşmeyle yapılacak işler ve özellikleri belirtilerek işin tamamını kapsadığı, davalı şahıslar arasında 4857 sayılı yasa 2. maddesine göre asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davalı ...'nın asıl işveren, diğer davalının alt işveren konumunda olduğu,

hizmet tespiti talebi açısından yapılan değerlendirmeye göre, davacının davalılar arasındaki sözleşme kapsamında davalılardan ... yanında 30/04/2012-09/05/2012 tarihleri arası işkazası meydana geldiği tarihe kadar 10 gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığı, ceza yargılamasındaki maddi olayın hukuk mahkemesini bağlayacağı, iş kazası iddiasıyla davalı kuruma başvuru ile davalı kurum müfettişliğince yapılan tahkikat sonucu olayın kurumca iş kazası olarak kabul edilmediği, tanık anlatımları, getirtilen kayıt ve belgeler ve delil durumuna göre, olayın 5510 sayılı yasanın 13. maddesine göre iş kazası olduğu,

toplanan deliller ve dosya kapsamına göre işverenin davacının geçirdiği iş kazasını diğer davalı kuruma bildirmediği, kayıtlara geçirmediği, Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere olayın işyerinde meydana geldiği ve iş kazasının kabul edilmesi gerektiği açıklaması üzerine,

davanın kısmen kabulüne, iş kazası tespit talebi açısından davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 09/05/2012 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitine, hizmet tespiti talebi açısından davacının davalı alt işveren ...'in yanında 30/04/2012 - 09/05/2012 tarihleri arasında 10 gün süreyle hizmet aktine tabi olarak çalıştığının tespitine, diğer davalı ... açısından talebin reddine karar verilmiştir.

D) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı :

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davalı şahıslar arasında çatı tadilatına ilişkin 16/04/2012 tarihli sözleşme imzalanması, sözleşmenin içeriği, ...'in işveren buyruğuna bağlı olmadan sözleşmedeki amaçları gerçekleştirecek biçimde edimini görmeyi taahüt etmesi karşısında, sözleşmenin tarafı olan davalılar arasında eser sözleşmesinin mevcut olduğu, böylece davalılardan ...'nın işveren sıfatını haiz olmadığı, kesinleşen ceza dosyasında, villada yapılacak tadilat işinin tümüyle yüklenici ...'ce üstlenilip tadilat işinde çalışan işçilerin ... sevk ve idaresinde çalıştığının belirlenmesi,

sanık ...'nın kusuru bulunmadığından beraatine karar verilmesi, ... tarafından ...'e 17/04/2012 tarihinde 12.500,00TL, 07/05/2012 tarihinde 5.000,00TL ödeme yapılması ile 09/05/2012 tarihli hastane epikrizi raporu karşısında, sonuç itibariyle mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirmesi üzerine, davacı vekili ile davalılardan SGK vekiline ait istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

E) Temyiz Talebi :

Davalı SGK vekili, kurum işleminin doğru, açılan davanın ise haksız olduğunu savunarak, usul ve yasaya aykırı davanın müvekkili kurum lehine bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :

Dava, hizmet tespiti ve iş kazasının tespiti talebine ilişkindir.

Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanması gerekir.

4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

İş Kanunu'nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.

Somut olayda davalı ... alt işveren olarak gösterilmiş ve her iki davalıya karşı işveren sıfatıyla husumet yöneltilmiş ise de davalı ...’nın, inşaat işinde davalı ...’e anahtar teslimi iş verdiği, davacının ise davalı ... tarafından çalıştırıldığı ve onun işçisi olduğu, böylelikle davalılar arasında asıl – alt işveren ilişkisinin bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. İlk derece Mahkemesince hüküm bölümünde davalı ...’in alt işveren olarak ifade edilmesi, dosya kapsamı ve Bölge Adliye Mahkemesine ait karar ilamındaki gerekçeyle çelişkilidir. Anahtar teslimi ile iş yaptıran davalı ... açısından husumet yokluğuyla davanın reddine, davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G) Sonuç :

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/6438, K. 2020/115, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/6438
Karar No
2020/115
Tarih
15 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/6439 K.2020/191
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/6440 K.2020/535
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/6441 K.2020/236
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/6442 K.2020/265
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/6444 K.2020/813
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/6445 K.2020/163

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.