KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/851 E., 2019/5564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacıların asıl dava dosyasında davacı kazazede için 115.932,19-TL maddi tazminat, 7.740,00-TL bakım ve tedavi gideri istemine; birleşen dava dosyasında ise davacı kazazede için 500,00-TL maddi tazminat ve 45.000,00-TL manevi tazminat, davacının annesi, babası ve kardeşi için ise ayrı ayrı 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesince asıl dava dosyası yönünden davacının maddi tazminat ve tedavi gideri istemleri yönünden talebi gibi kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden ise davacı kazazede için 11.000,00-TL manevi tazminatın, davacının annesi, babası ve kardeşi için ise ayrı ayrı 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan Gürmaksan Makina Metal ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve Özuyar İnşaat Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirketlerden müteselsil ve müştereken tahsiline, davalılardan TOKİ yönünden ise davaya konu olayda kusuru bulunmadığından “davanın reddine,” karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2.fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan ve vekille temsil edilen davalılar lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
Yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde; " (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
(4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; Mahkemece davacıların maddi ve manevi zararlarının belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bununla beraber davalılardan Gürmaksan Makina Metal ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. gerek asıl dava dosyasında gerek birleşen dava dosyasında kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden adı geçen şirket lehine ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmiş olması, davacı ... Adigüzel’in kısmen kabul olunan manevi tazminat istemi yönünden vekalet ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedilmemiş olması ve davalı Özuyar İnşaat Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirket vekili yararına davacı taraf vekili için hükmedilmesi gereken manevi tazminat vekalet ücretinden fazlasına hükmedilmiş olması hatalı olup bütün bu hususlar bozmayı gerektirmektedir.
Öte yandan; iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedeniyle açılan davalarda faizin zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylemle birlikte zarar veren bakımından temerrüte düşüldüğünün kabulünün gerektiği Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Mahkemece birleşen Bakırköy 7. İş Mahkemesinin 2013/694 E. sayılı dava dosyasında hüküm altına alınan manevi tazminata uygulanacak faizle ilgili hataya düşüldüğü görülmektedir.
Dava dilekçesinde talep olunan manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz istenmiştir. Hal böyle olunca da davanın niteliğine göre dava dilekçesi ile istenen manevi tazminat miktarına haksız eylemin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faize karar verilmesi gerekirken faiz istemine ilişkin olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı taraf vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/851, K. 2019/5564, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama