KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2020/453 E., 2020/442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Asıl ve Birleşen ... İş Mahkemesinin .../... Esas sayılı davası bakımından;
Asıl ve birleşen dava bakımından; davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen daıvanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazasından vefatı sonucu yakınlarının maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl dava dosyasının önceki bozma kapsamında kesinleştiği dikkate alınarak karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava dosyasında davacı kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin kabulü ile her bir davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara/mirasçılarına ödenmesine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117/2.maddesine göre iş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir.
Somut olayda, dava konusu iş kazası neticesinde sigortalının 27/03/2012 tarihinde vefat ettiği, dava dilekçesi istenilen manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinin açıkça talep edildiğinin anlaşılmasına rağmen, Mahkemece temyize konu birleşen dava dosyasında hükmedilen manevi tazminat miktarları için dava tarihinden faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
YG
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2020/453, K. 2020/442, 3 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama