KÜNYE
22. Ceza Dairesi 2015/14024 E., 2016/5878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
15/07/2010 tarihli celsede müdafii istemediklerini beyan eden ve yokluklarında verilen kararın tebliği ile hükmü temyiz eden sanıkların temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan ...'ya karşı eylemde, sanıkların soruşturma evresinde 11/06/2010 tarihli ifadelerinde, suça konu su motorunu çaldıktan sonra Ankara ilinde ... isimli şahsa kargo ile gönderdiklerini ve karşılığında 300 TL paranın adı geçen şahıs tarafından sanık ... hesabına gönderildiğini ve kendilerinin de parayı çektiklerini beyan ettikleri, sanıkların suçtan elde ettikleri menfaati iade ettiklerine dair herhangi bir delilin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartları oluşmaması nedeniyle tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde
görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulamasında (a,b,d,e) ve c bendindeki kendi altsoyu dışındaki kişiler üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun ise, koşullu salıverilmesine kadar devam edeceğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E. 2015/14024, K. 2016/5878, 13 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama