KÜNYE
22. Ceza Dairesi 2015/15290 E., 2016/5995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların niteliği, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanığın temyiz istemine yönelik olarak yapılan incelemede;
Yüzüne karşı verilen hükümleri 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 24/12/2012 tarihinde temyiz eden sanık ...'in temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B- O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemine yönelik olarak yapılan incelemede ise;
Mahkemenin kabul ve gerekçesine göre sanık hakkında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki (1) nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
I- Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili kısımlar çıkartılarak yerlerine ‘‘Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde ise;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4 yerine 116/1 olarak gösterilmesi,
2-Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E. 2015/15290, K. 2016/5995, 14 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama