Bozmaya uyularak, yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olay gecesi saat 23:55 sıralarında yol kontrolü yapan jandarma görevlileri tarafından yakalanan sanıkların savunmalarında olay saatine dair açıklama yapmamaları, katılanların aşamalardaki ifadelerinde olay günü tarlada güneş batana kadar kaldıklarını söylemelerine rağmen tarladan hangi saatte ayrıldıklarına dair somut bir tespitte bulunmamaları karşısında, sanıkların hırsızlık eylemlerinin geceden sayılan zaman diliminde işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu tartışılmadan, sanıklar hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması,
2- Katılanların ifadeleri, görgü tespit tutanakları ve olay yerinde yapılan keşif işlemi sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre; katılanların tarlalarında bulunan direklerin üzerinde kurulu trafoların kazan kapaklarını açıp kapak üzerinde yer alan kablo uçlarının kazan içerisindeki bobinlerle olan irtibatlarını kestikten sonra, üzerinde bulunan sac nüveyi çıkartarak nüve üzerindeki bakır tel ve bobinleri hırsızlık amacıyla zorunlu olarak kesmeleri suretiyle, sanıkların çalınmak istenen malın aynına zarar vermekten ibaret eylemlerinin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanıklar hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Mahkemece, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden ertelenen ceza sürelerinin üzerinde denetim süresi belirlenmesi,
4- Anayasa Mahkemesi'nin hüküm tarihinden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... açısından diğer yönleri incelenmeyen, sanıklar ..., ... ve ... açısından esastan incelenen hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, 22/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.