KÜNYE
22. Ceza Dairesi 2015/961 E., 2015/1517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/13-194 E. ve 2012/243 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, haksız yere elde bulundurulan anahtar, sahibi ya da anahtarı elinde bulunduranın rıza ve haberi olmadan herhangi bir şekilde ele geçirilen anahtardır. Haksız olarak anahtarı elinde bulundurmak, sahibini hataya düşürmek veya zorla ya da hile, hatta mal sahibinin emniyetini suiistimal etmek suretiyle elde etmektir. Geri verilmek üzere alındığı halde iade etmeyerek elde bulundurulan ya da çalınarak ele geçirilen anahtar buna örnek gösterilebilir. Anahtarı haksız yere elde bulundurma unsuru, sahibini hataya düşürerek veya hile ile veya güveni kötüye kullanmak suretiyle anahtarın ele geçirilmesi hallerini de kapsamaktadır.
Somut olayda da; sanığın, katılanın satılık olan aracını denedikten sonra alabileceğini söyleyerek yanında katılan da olduğu halde ve katılanın verdiği anahtarı kullanmak suretiyle deneme sürüşüne çıktığı, aracı katılanın sürmesi için katılana geri vereceği bahanesi ile katılanı araçtan indirdiği ve ardından araçla birlikle olay mahallinden uzaklaştığı şeklinde gerçekleştiğinde bir duraksama ve uyuşmazlık bulunmayan olayda, her ne kadar katılan suça konu anahtarı, başlangıçta özgür iradesi ile sanığa teslim etmiş ise de, bu iradenin, sanığın katılanı araçtan indirdiği ana kadar geçerli olacağı,
sanığın katılanı araçtan indirdiği andan itibaren, benzer suçları işlemeyi alışkanlık haline getiren ve başlangıçtan itibaren söz konusu aracı çalma düşüncesi içerisinde olduğu anlaşılan sanık ile katılan arasında suça konu aracın ve anahtarın zilyetliğinin devrine ilişkin tarafların aldatılmamış özgür iradeleri ile kurulan ve hukuken geçerli bir sözleşmeden, dolayısıyla hukuksal anlamda bir zilyetliğin devrinden söz edilemeyeceğinden, sanığın bu aşamadan itibaren aracın anahtarını haksız olarak elinde bulundurduğunun kabulü gerekmekte olduğundan,
Tüm sanıklar hakkında iddianamede 58. maddenin uygulanmasının istendiği ve sevk maddelerinde 58. maddenin yazılmış olduğu, tüm sanıklara da iddianame ve eklerinin okunmuş olduğu görüldüğünden,
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan...Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/39 E 2007/465 K sayılı kararındaki resmi belgede sahteçilik suçu ile 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, 28.06.2007 tarihinde kesinleştiği 5237 sayılı TCK'nın 51.maddesi gereğince cezanın ertelendiği ve bir yıllık denetim süresinin belirlendiği, sanığın kararın kesinleşmesi ve denetim süresinin dolmasından sonra 3 yıl içinde dosyamıza konu suçu işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanmasında mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu hususlarda yer alan bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili gerekirken yazılı şekilde müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Yargıtay 22. Ceza Dairesi, E. 2015/961, K. 2015/1517, 3 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama