KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/10256 E., 2012/4076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 15.07.2010 tarihinde feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, işyerini ekonomik nedenlerle kapatıldığını, işyerinin kapatıldıktan sonra farklı bir işveren tarafından işletildiğini, işverenin birçok mağazasını kapatmak zorunda kaldığını fesih öncesi davacının işyerini devralan işveren işçisi olarak gerek davalı işveren gerekse devralan aynı şartlarda çalışması teklif edildiği halde davacının kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirketin işletmesel karar sonucu Adapazarı'nda bulunan her iki mağazasını kapattığı, bunun sonucunda davacıyı başka bir yerde değerlendirme olanağı kalmadığından feshin zorunlu hale geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının davalı işyerinde kasiyer olarak görev yaptığı, iş sözleşmesinin 22.07.2010 günlü fesih bildirimi ile işyerinin ekonomik kriz nedeni ile kapatıldığından bahisle 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi gereğince 15.07.2010 tarihi itibari ile feshedilmiştir.
Mahkemece davacının çalıştığı işyerinin ekonomik kriz nedeni ile davalı işveren tarafından kapatılması sonucu davacının istihdam fazlası oluşturduğundan iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesiyle işe iade isteğinin reddine karar verilmiş ise de dosya içeriğine göre davalı işveren tarafından davacının çalıştığı işyerinin davalı tanığı olarak dinlenen Abdülmüttalip Akıncı’ya devredildiği, işyerinin adıgeçen işveren tarafından işletilmeye devam edildiği anlaşılmaktadır. Salt işyeri devri fesih için geçerli neden oluşturmadığından davalı işveren tarafından yapılan fesih işlemi geçersizdir. Davalı tarafından başkaca bir geçerli fesih nedeni iddia ve ispat edilemediğine göre davacının işe iade isteminin kabulü yerine yazılı şekilde, davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/10256, K. 2012/4076, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama