KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/10698 E., 2012/13090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, işyerinde müvekkiline baskı yapıldığını ve bu durumun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı raporu ile sabit olduğunu, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin bildirilmesine rağmen, fesih sebebinin doğru ve geçerli olmadığını belirterek davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Cevahir Alışveriş Merkezinde soft servis müdürü olarak çalışan davacının taşeron şirketler, mağazalar ve üçüncü kişiler nezdinde müvekkili şirketin itibarını korumak ve devam ettirmek durumunda olmasına rağmen bu konularda yeterli özeni göstermeyerek sorun yaşanmasına sebep olduğunu, şirketin aldığı kararları uygulamadığını, özellikle ...., Güvenlik Şirketi çalışanlarına kötü davranıp hakaretvari sözler ettiği ve bu konuda güvenlik şirketinden yazılı şikayet geldiğini, şirketin ücret politikasını eleştirerek çalışanları kışkırtmaya çalıstığını ve bu davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fesih bildiriminde gösterilen sebeplerin ispatlanamadığı, soyut düzeyde kaldığı, davacının gerek yönetim gerek güvenlik şirketi hakkında özel sohbetlerinde söylediği bildirilen sözlerin davalı şirketin itibarını zedeleyecek ya da onu mağaza sahipleri veya taşeron şirketlerle karşı karşıya getirecek nitelikte sözler olmadığı, AVM'nin idari işler müdürü durumundaki davacının yönetim anlayışına göre her şeyin daha iyi olabilmesi amacıyla düşüncelerini paylaşmak niteliğinde sözler olarak nitelendirilebileceği, davacı tanığının anlatımına göre de daha öncesinde işten çıkarılması düşünülen davacı için haklı fesih gerekçesi oluşturmak için düşünülen sebepler olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 21 Ocak 2011 tarihinde Güvenlik Şirketi Müdürü'ne gönderdiği mailde aynen "her cevap yazınızda biraz daha küstahlaşıyorsunuz. Verdiğim talimatın arkasında duramayacak kadar basit birine benziyor muyum. Bu ne terbiyesizlik, size haddinizi bildirecek kimse yok mudur?" ifadesi yer almaktadır. Mailin muhatabı güvenlik şirketi müdürünün bu ifadelerin kullanılmasına yol açacak herhangi bir söylem ya da davranışı bulunmamaktadır.
Davacının, güvenlik işlerini üstlenmiş olan şirketin müdürüne karşı sarfettiği eleştiri sınırlarını aşan sözleri sataşma niteliğindedir. Davacının şirket genel müdürü tarafından davacı hakkında yapılmış olan şikayet dilekçesi içeriğinde de davacının bir yönetici olarak işyerinde yönetimi sağlamakta olumlu davranmadığı ve tüm davranışları birleştirildiğinde, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/10698, K. 2012/13090, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama