KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/12500 E., 2012/12742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan bölge toplantısında davacının davranışı, ayrıca konuşmasında astlık üstlük ilişkisini aşan bir durum mevcut olmadığı, davacının haksız olarak işten çıkarıldığı ve feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacı 18.12.2010 tarihinde Bölge Müdürlüğünde yapılan ve Tıbbi Mümessillerin katıldığı toplantıda gündem dışı konuşmak istemiştir. Kendisine yapılan uyarıya rağmen davacının konuşmasını sürdürmek istediği, toplantıyı yöneten Bölge Müdürünün konuşmaya devam etmesine izin vermemesi üzerine de toplantı salonunu terk ederken kapıyı çarparak oradan ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacının fesih sebebi yapılan davranışı iş sözleşmesinin fesih için haklı sebep oluşturacak ağırlıkta değilse de, işvereninin otoritesini sarsması nedeniyle geçerli sebep niteliğindedir. Bu itibarla işverence yapılan fesih geçerli sebebe dayandığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/12500, K. 2012/12742, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama