KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/13188 E., 2012/6501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının işveren vekili olduğunu dolayısıyla iş güvencesi hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek, davanın öncelikle bu sebeple reddini istemiş, esasa yönelik olarak da davacının iş sözleşmesinin organizasyon değişikliği nedeni ile feshedildiğini, feshin geçerli bir sebebe dayandığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı işverence temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.
İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır.
Davacının operasyon komitesi başkanına bağlı olarak görev yapan mali ve idari işler genel müdürü olduğu, bu nedenle davalı şirket işlerinin bütününü yöneten işveren vekili yardımcısı konumunda bulunduğu sabittir. Bu durumda, işveren vekili yardımcısı olan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/13188, K. 2012/6501, 6 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama