KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/13464 E., 2012/7335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı .... San. ve Tic. A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin 31.07.2009 tarihi itibari ile feshedileceğinin 06.07.2009 tarihinde davacı işçiye bildirildiği, davanın ise 27.08.2009 tarihinde açıldığı, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava, hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
KARŞI OY
Somut olayda iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 31.07.2009 tarihi itibariyle feshedildiği, sol üst kısmında 06.07.2009 tarihi yazılı bildirimini davacının “her türlü kanuni ve dava hakkım saklı kalmak kaydı ile teslim alıyorum” ihtirazı kaydını yazarak imzaladığı anlaşılmaktadır. Davacının bildirimi teslim aldığı tarih ayrıca belirtilmemiştir. Dava 27.08.2009 tarihinde açılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davanın süresinde açılıp açılmadığı konusu irdelenmiş olup, sonuç itibariyle fesih bildiriminin hangi tarihte davacıya tebliğ edildiğinin tebliğ belgesine yazılmadığı, bu durum karşısında tebliğin 31.07.2009 tarihinde davacıya yapıldığının kabulü gerektiği, buna göre davanın süresinde açıldığı kanaati belirtilmiştir. Davalı işveren bilirkişi raporuna karşı bu yönden açıkça itirazda bulunmamıştır.
Temyiz dilekçesinde de bu yönde bir açıklamada bulunulmamıştır. Öte yandan, davacıya usulüne uygun önel verilmediği gibi ihbar tazminatının ödenmiş olması nedeniyle esasen önel verilmediğinin işverence kabul edildiği anlaşılmakla, sözleşmenin feshedildiğinin 31.07.2009 tarihinde davacıya bildirildiğinin kabulü dosya içeriğine uygun düşmektedir.
Davanın süresinde açıldığı bu nedenle işin esası yönünden inceleme yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun dava süresinin geçtiği gerekçesi ile bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/13464, K. 2012/7335, 13 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama