İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/15196 K.2012/5333

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2011/15196Karar2012/5333Tarih23 Mart 2012Okuma6 dk · 1.214 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/15196 E., 2012/5333 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mart 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.214 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.

Davalı işveren, ilaç satış fiyatlarının önemli ölçüde düşürüldüğünü, daha sınırlı kadro ile yeni çalışma modelleri oluşturmak zorunda kalındığını, ruhsat çalışmaları devam eden 175 adet yeni ilacın 108 adetinin ithal edilmesinden vazgeçildiğini, 2009-2010 yıllarının yüksek miktarda zararla kapatıldığını, zarar miktarının şirketin öz sermayesinin 2/3 oranına ulaştığını, 14.07.2010 tarihli karar gereğince sermaye artırımına gidildiğini, 777 olan çalışan sayısının 266'ya çekildiğini, tüm irtibat ofislerinin kapatıldığını, aktif olarak çalışılan 19 ürün sayısının 9'a düşürüldüğünü, ... ilaç fabrikasının kapatıldığını, bu ürünler için promo ve non-promo olarak iki grup oluşturulduğunu, grupların ihtiyacını karşılayacak kadar çalışan kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iş akdinin feshinden sonra işyerine yeni işçi alımı yapıldığı, iş akdi feshedilen üç işçinin sonradan yeniden işe davet edildiği, eşit davranma ilkesi gözetildiğinde davacıya diğer çalışanlara ödenen ek menfaatin ödenmemesi nedeniyle işletmesel kararın tutarlılıkla uygulanmadığı, eşitlik ilkesinin gözetilmediği ve feshin son çare olma ilkesine uyulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.

4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.

İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.

4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dosya içeriğinden, davacının altı aydan fazla süre ile davalı işverene ait işyerinde iş güvencesi kapsamında çalıştığı, iş sözleşmesinin 03.01.2011 tarihli fesih bildirimi ile, şirkete ait ilaç fabrikasının kapatılarak faaliyetlerine son verildiği, ruhsat problemi nedeniyle piyasaya yeni ilaç lansmanı yapılamadığı, Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile mevcut ürünlerde fiyat düşüşünün devam etmesi sonucu şirketin mali açıdan sıkıntı içine girdiği, yaşanan bu olumsuz gelişmeler sebebi ile alınan icra kurulu kararı ile ...

Türkiye organizasyonunun küçültülerek daha sınırlı alanlarda faaliyet göstermesine karar verildiği, şirketten ayrılacak personelin seçiminde objektif kriterlerin gözetildiği, emekliliğe ayrılmayı hakedenler ile kendi isteği ile ayrılmak isteyenlere öncelik verildiği, belirtilerek 4857 sayılı Kanun'un 18 ve 29. maddeleri uyarınca 03.01.2011 tarihi itibariyle tazminatlar ödenerek feshedildiği, işyeri Yönetim Kurulu'nun 30.03.2010 tarihinde aldığı karar ile genel bütçe planlaması, ...'teki fabrikanın kira olması,

mülkiyet sahibinin kiraya vermek istememesi ve fabrikanın yüksek masrafları dikkate alınarak fabrikanın en geç 2011 yılı içinde bitecek şekilde söküm ve sonlandırma işlemlerinin planlanarak kapatılmasına, yine aynı mülkiyet sahibine ait Topkapı'daki deponun kapatılarak şirketin depoculuk faaliyetine son verilmesine ve bu konuda uzmanlığı depoculuk olan firmadan hizmet satın alınmasına karar verildiği,

22.11.2010 tarihli İcra Kurul Toplantısında, şirketin yeni dönemde daha küçük kadro ile faaliyetlerini gerçekleştirilmesi için toplu fesih kararı için resmi başvuruların yapılmasına ve toplu fesih sürecinde önceliğin “gönüllü olarak ayrılmak isteyenler” ve “emekliliğe hak kazananların” belirlenerek bu grupta yer alanlara ek maddi menfaat sağlanmasına, yeterli sayı sağlanmaması durumunda ihtiyaç fazlası çalışanların işten çıkarılmasında Türkiye Pazar Payı ortalamasına göre her çalışanın Ağustos 2010-Kasım 2010 sonuçlarının dikkate alınmasına,

eski takımında 2011 yılında çalışılacak ürünlerde görev alanlardan başarılı olanlara öncelik verilmesine karar verildiği, 24.12.2010 İcra Kurul Toplantısında da Türkiye genelinde bulunan 10 adet Bölge Müdürlüğünün kapatılmasına, 2011 yılında şirketin İstanbul Genel Müdürlük ve Ankara İrtibat Bürosu çerçevesinde faaliyet göstermesine, kapatılacak müdürlüklerde tahliye işlemlerinin en kısa sürede gerçekleştirilmesine karar verildiği, 26.11.2010 tarihinde Türkiye İş Kurumuna yazılan yazıda, 27.12.2010-07.01.2011 arasında 260 kişinin iş sözleşmesinin toplu olarak feshedileceğinin bildirildiği,

işyerinden 182 kişinin “gönüllü” 6 kişininde “emekliliği hak kazandıklarından” ayrıldıklarına dair listenin dosya arasında olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarında, şirketin 2006-2010 arasında her yıl zarar ettiği ve satışların da her yıl bir önceki yıla göre düştüğü, 24.12.2010 tarihli Saha Teşkilat Yapısı adlı işyeri raporuna göre de toplu çıkış ve işlemleri öncesi işyerinde ilaç guruplarına göre oluşturulan 6 takım ile çalışma yapılırken toplu fesih sonrası 3 takımla daha az ürün için çalışma yapılmasına ve önceden 30 bölgede 325 kişi ile faaliyet gösterirken yeni dönemde 10 bölgede 127 kişi ile faaliyet gösterilmesi gerekliliğinin belirtildiği,

Kasım 2010 tarihinde 777 olan çalışan sayısının fabrika ve deponun kapatılmasından ve toplu çıkışlardan sonra 266 düştüğü, 01.05.2010-01.04.2011 tarihleri arasında 39 kişinin yönetim ve organizasyonel değişikliğe bağlı olarak işe alındıkları, bunlardan 13 kişinin işletmesel kararın alındığı 22.11.2010 tarihinden sonra işe alındıkları ve görevlerinin ürün uzmanı, ürün transfer uzmanı, ruhsatlandırma müdürü, kalite müdürü, tedavi alan müdürü olduğu, 7 kişinin ise görev ve pozisyonlarının bilinmediği belirterek,

şirketin mali açıdan olumsuz koşullarda olduğunu sürekli zarar ettiğini ancak işverenin küçülme sürecinde fesihten kısa süre önce tanıtım sorumlusu yanında başka bölümlere de işçi almasınında ölçülülük ve tutarlılık açısından mahkemece değerlendirilmesi gerekeceğini bildirmişlerdir.

Somut olayda, davalı şirketin mali açıdan zarar ettiği, satışlarının her yıl düştüğü bilirkişi incelemesi ile de somut olarak ortaya konulmuştur. İşverenin ilaç fabrikası ile depoyu kapatarak 2011 yılında küçülmeye gitmek yönünde aldığı işletmesel kararların uygulanması aşamasında istihdam fazlalığı oluştuğunda kuşku yoktur.

Öte yandan, davalı tarafından işçi çıkartırken gönüllü ayrılmak isteyenler, emekliliğini hak kazananlar ve kalanlar içerisinde 2011 yılında çalışılacak ürünlerde önceki yıl çalışanlardan başarılı olanların seçilmesi şeklinde kriterlerin belirlendiği, ek menfaatin anlaşma yoluyla iş sözleşmesini sona erdiren işçilere sağlandığı, fesihlerde keyfi bir uygulamaya gidilmediği,

bu durumda eşitlik ilkesininde ihlal edilmediğinin kabul edilmesi gerektiği, yeniden yapılanma doğrultusunda oluşan ihtiyaç nedeniyle iş akdi feshedilen işçilerden bir kısmının geri çağırmasının istihdam fazlalılığı oluştuğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, çıkarılan işçilerin görevi ile fesihten sonra alınan az sayıdaki işçilerin görevlerinin birbirinden farklı olduğu anlaşıldığından,

işverenin yeni işçi alımı yaparak fesih gerekçesiyle çelişen davranışta bulunduğunu ortaya koymayacağı ortada olup, yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 630,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 23.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/15196, K. 2012/5333, 23 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/15196
Karar No
2012/5333
Tarih
23 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/15196 K.2012/3453
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/15197 K.2012/5334
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/15197 K.2012/3317
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/15198 K.2012/10766
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/15198 K.2012/5335
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/15198 K.2012/8294

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.