KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/15351 E., 2012/12349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesi işveren tarafından haksız ve kötü niyetli olarak 06/06/2011 tarihinde feshedildiğini, hizmet sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen gerekçelerin gerçek ile ilgisinin olmadığını, müvekkilinin işyerinin en başarılı çalışanlarından olduğunu, bu nedenle fesih nedeninin geçerli olmadığını beyan etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının işine gerekli özeni göstermemesi, işini sahiplenmemesi, maaşı ile ilgili şube içinde çalışma arkadaşlarına ve müşterilere karşı olumsuz davranışlarda bulunması haklı feshine neden olan hususlarda daha önce uyarılarda bulunulduğunu, eğitim programında diğer katılımcıların morallerini bozan davranış ve sözler söylemesi davacının olumsuz davranışlarına devam etmesi üzerine iş sözleşmesinin feshinin kaçınılmaz olduğunu, davacının müvekkili bankanın güvenini sarstığını ve ilerleyen süreçte bankanın menfaatlerine zarar vereceği endişesini doğurmuş olduğundan feshin haklı nedenle yapıldığından davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, davacının sürekli olarak mesai arkadaşları ile birlikte olduğu ortamda banka ile ilgili olumsuz sözler sarfettiği, memnuniyetsizliğini dile getirdiği, İstanbul'da yapılan seminerde bölüm başkanı ile tartıştığı alenen kötü sözler sarfettiği, olumsuz davranışları nedeniyle savunmasının alndığı anlaşılmakla, davacının davranışları ile iş yerindeki çalışma barışını zedelediği bu nedenle sözleşmesinin fesih nedeninin geçerli olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermiştir.
Davacı vekili süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinde, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamından davacının fesih nedeni yapılan İstanbul'daki eğitim programındaki davranışları ile ilgili olarak herhangi görgüye dayalı bir delilin olmadığı, işyerindeki olumsuz davranışları ile ilgili olarak davalı tanıklarının dinlenmiş olmasına rağmen davacının altında şube müdürü ve operasyon yönetmenin imzası bulunan beş yıllık performans değerlendirme formlarında bu olaylardan hiçbir şekilde bahsedilmediği gibi
aksine başarılı olduğu ve kendisine verilen görevleri yerine getirdiği belirtilmek suretiyle savunma ile açık çelişkiye düşüldüğü, tutulan 01.06.2011 ve 02.06.2011 tarihli tutanaklarda davacının küfürlü konuşmalarından söz edilmediği ve davalı tanıklarının anlatımlarında hakeret içeren konuşmaların somut olarak belirtilmediği görülmekle, feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından davanın kabulün yerine reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/15351, K. 2012/12349, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama