KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/15550 E., 2012/8893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin 23.07.2009 tarihli fazla mesaiden dolayı şikayetlerini içeren dilekçelerini işverene vermelerinin ardından ihbar öneli verilerek ihbar süresinin sonunda 02.09.2009 tarihinde feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işvereninin kendileri değil iş aldıkları Türk Telekom olduğunu, iş sözleşmesinin Türk Telekom tarafından feshedildiğini, davanın kendilerine yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacının belirsiz süreli sözleşmeyle çalıştığını işe iade davası açmanın şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda dosyaya işverence sunulan davacının imzalarını taşıyan forma göre davacı 06.08.2009-02.09.2009 tarihleri arasında ihbar öneli kullanmıştır. Bu durumda davacıya feshin 06.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği açıktır, dava ise 25.09.2009 tarihinde açılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen yasal süre geçtiğinden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/15550, K. 2012/8893, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama