KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/15833 E., 2012/9363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadeye karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işe iadeye karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda, iş sözleşmesinin feshi işçiye 06.08.2009 tarihinde bildirilmiştir. Yargılama sırasında işverence sunulan İhbar Süresi Kullanan Personel Listesine göre, günlük 2 saat iş arama izni olarak 06.08.2009-16.09.2009 arası davacı adına düzenleme bulunmaktadır. Davacı, her gün için bu listeye izin kullanımı konusunda imza atmıştır. Bu durumda fesihten 06.08.2009 tarihinde haberdar olmuştur. Dava ise 25.09.2009 tarihinde kanuni süresi geçtikten sonra açılmıştır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/15833, K. 2012/9363, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama