İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/16365 K.2012/1112

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2011/16365Karar2012/1112Tarih3 Şubat 2012Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/16365 E., 2012/1112 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Şubat 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, davacının müdür yardımcısı iken yetkili yardımcısı ...in birçok usulsüz işlemleri ve zimmet fiilleri nedeniyle bankanın halen risk altında olduğunu, davacının astı olan personelinin tediye ve tahsil limitlerine uyup uymadığını kontrol etmediğini, böylece bankanın zarara uğramasına sebep olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının dava dışı personelin zimmet işlemlerinde işbirliğinin tesbit edilemediği, kendisinde zimmet ve usulsüz işleminin bulunmadığı, dava dışı ...in herhangi bir personelden yardım almadığı, usulsüz işlemlerini kendisinin yaptığı, usulsüz işlemlerini, bankanın iş hacminin yoğunluğu, personel sayısının eksikliği ve banka uygulamasındaki açıkları kullanarak gerçekleştirdiği, bu sebeple usulsüz işlemlerin ortaya çıkmasının geciktiği ve engellendiği, müfettiş raporunda belirtildiği üzere, işlem hacmine göre bankanın personelinin yetersiz olduğu,

bir personele kapasitesinin üzerinde görev ve yetkiler verildiği (şube memuruna ana kasa anahtarı teslim edilerek 11 adet ATM makinasının sorumluluğunun verilmesi, aynı personele kamu kurumlarından gruplar yapılmasının verilmesi ve şube içindeki yetkili kişilerin para hareketlerinin kontrolünün verilmesi gibi), bu durumun şube müdürü tarafından da dile getirildiği, bu eksiklikleri bilen işverenin eksiklikleri gidermediği dikkate alındığında iş sözleşmesinin feshinin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığı, verilen cezanın davacının fiillerine göre ağır olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.

4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.

4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dosya içeriğinden, davacının altı aydan fazla süre ile davalı işverene ait işyerinde müdür yardımcısı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 17.10.2007 tarihli Banka Yönetim Kurulu kararı ile, “davacının gün sonunda güncelleme yapılarak gün içinde yapılan tahsilat ve tediyelerin bilgisayardan dökümünü almak suretiyle gişeler ve vezneden gelen kasa bordroları ile birlikte genel kasa mutabakatının tesis etmemesi, gün sonlarında fişleri kontrol etmemesi, en az biri birinci derecede olmak üzere iki yetkili imza almaması, gişe açan personelin gişe tediye ve tahsil limitlerinin uyumluluğunun denetlenmesi gereklerine uymaması,

yetkili yardımcı ...in ticari faaliyette bulunduğunu bilmesine rağmen yetkilileri uyarmaması, bankaya bağlılığı ve çalışma şevkini kaybettiğinin gözlemlenmesi ve davacıdan yeterli verimin alınamaması gerekçesiyle tazminatları ödenerek geçerli sebeple feshedildiği, davacının sorumluluğu altında bulunan dava dışı ...in, 12 adet müşteriye ait hesaplardan toplam 1.234.500,00 TL zimmetine geçirdiği, bu eylemleri yaparken kimseden yardım almadığını, ticari faaliyetlerinin zora girmesi nedeniyle bu eylemleri yaptığını, sonradan aldığı parayı yerine koyamadığını beyan ettiği, bu kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu,

davacının, gün sonunda güncelleme yapılarak gün içinde yapılan tahsilat ve tediyelerin bilgisayardan dökümünü almak suretiyle gişeler ve vezneden gelen kasa bordroları ile birlikte genel kasa mutabakatının tesis edilmemesini sağlamadığı, gün sonlarında fişlerin kontrol edilerek, en az biri birinci derecede olmak üzere iki yetkili imzanın alınması, gişe açan personelin gişe tediye ve tahsil limitlerinin uyumluluğunun denetlenmesi gereklerine uymadığı, yetkili yardımcı Murat Ümit' in ticari faaliyette bulunduğunu bilmesize rağmen yetkilileri uyarmaması eylemlerini işlediğinin işverence iddia edildiği,

dava dışı ...in usulsüz işlemleri nedeniyle davalı bankada 5.671.445,14 TL, 84.932,33 EURO, 40.287,84 USD zarar riski oluştuğunun müfettişce tesbit edildiği, 04.06.2007 tarihli müfettiş raporunda, fesih bildirgesinde ve yukarıda anılan usulsüz işlemler tesbit edilerek,

davacının eşi ile birlikte görev yaptığı dönemde eşinin zimmet fiili nedeniyle soruşturma geçirip iş sözleşmesinin feshedilmesi ve kendisininde Konya'ya çok uzak mesafede olan Van'a tayin edilmesinin verdiği pisikoloji ile bankaya karşı bir küskünlüğünün oluştuğu, bankaya bağlılığını çalışma şevki ve verimliliğini kaybettiğinin gözlemlendiği belirtilerek 4857 sayılı Kanun'un 25/II-h maddesince, işini yapmakla yükümlü olduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmek ve 25/II-i maddesince işyerini zarara uğratması nedeniyle iş sözleşmesinin tazminatsız feshedilmesinin uygun olocağının belirtildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davacının sorumluluğu altında çalışan dava dışı personelin usulsüz eylemleri sonucunda davalı banka adına büyük oranda zarar riski doğduğu, davacı bu usulsüz eylemlere katılmamış ise de, mutad olarak yapması gereken kontrol ve denetimleri banka çalışma usullerine uygun olarak yapmayarak zarar riski oluşmasında sorumluluğunun bulunduğu, şubedeki iş hacmi yoğunluğunun görevlerin bu miktarda zarar riski oluşturacak şekilde ihmal edilmesinin mazereti olamayacağı, bankacılık sektöründe güven ve itibarın çok önemli olduğu,

banka çalışanlarının da piyasada işverenlerine duyulan güveni veya kazanılmış itibarı olumsuz anlamda sarsıcı ve zarar verici davranışlarda bulunmaktan kaçınması gerektiği, bankanın ekonomik zarar riski yanında, çalışanlarının eylem ve ihmalleri ile bankaya olan güvenin sarsılması ve itibarının zarar görmesi hallerinde buna sebep olan çalışanlarının eylemlerinden sorumlu tutulmaları gerektiği, davacının görevini savsamak suretiyle sebep olduğu işlemlerin sonuçlarına göre işverence davacıya artık güven duyulması beklenmeyeceğinden,

iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedilmesi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 55,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 03.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/16365, K. 2012/1112, 3 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/16365
Karar No
2012/1112
Tarih
3 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/16366 K.2012/974
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/16366 K.2012/2026
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/16366 K.2012/3023
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/16367 K.2012/2027
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16368 K.2012/2510
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/16368 K.2012/2028

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.