KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/16799 E., 2012/4911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davalı avukatıncada duruşma talep edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalı işverenlikte tabip olarak çalışan müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin, geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayandığının davalı işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun'un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır. Keza, haklı nedenle fesihte, fesihten önce 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen savunma alma koşulu bulunmamaktadır.
Somut olayda, davalı işverenlikte, doktor (tabip) olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, yönetim kurulunca, sağlık ünitelerinin faaliyetlerine kısmen ya da tamamen son verilmesi kararı alınması ve bu kapsamda faaliyet gösterilen Bursa ilindeki sağlık ünitesinin kapatılması nedeniyle, geçerli sebeple feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı işverenlik tarafından işletmesel karar kapsamında davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği açıktır. Dairemizin 2011/12918 ve 2011/13266 esas sayılı emsal dosyaları, aynı sebeple işten çıkarılan tabiplerin açmış oldukları işe iade davalarına ilişkin olup, mahkemelerce davanın reddine dair kararlar Dairemizce onanmıştır. Bu sebeple, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/16799, K. 2012/4911, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama