KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/17483 E., 2012/9733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının işveren vekili olması sebebiyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının hastalığı sebebiyle uygun bir işte çalıştırılması yolu denenmeden iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.
Somut olayda taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 4. maddesiyle açıkça davacının görevlendirildiği Turkcell Dağıtım Merkezi Ankara Müdürü sıfatıyla işveren vekili olduğu, işin gerektirdiği işçi alıp çalıştırmaya yetkili kılındığı görülmekle, davalının belirtilen işyerinde işveren vekili olan davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasına 4857 sayılı Kanun'un 18/son maddesince olanak bulunmadığı ve bu olguyu hükümden düşüren haller bulunmadığı halde davacının işçi çalıştırma ve işten çıkarma yetkisinin bulunmadığı yolundaki soyut ve temelsiz gerekçeyle esasa girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/17483, K. 2012/9733, 11 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama