KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/18044 E., 2012/11350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davadan feragat sebebi ile davanın reddine, davalı vekili duruşmaya girmiş ise de usulüne uygun vekalet ve yetki belgesi sunmadığı için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar davalı Türkiye Şeker fabrikaları A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir. Duruşmayı vekil ile temsil ettikleri, temyiz dilekçe ekinde usulüne uygun vekaletname sundukları için lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden karar temyiz edilmiştir.
Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. Avukatlık Kanunu’nun 169. ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 329. maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Kanun'un 330. maddesi uyarınca, vekâlet ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf lehine kurulması gerekir.
Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı vekâlet ücretinden sorumlu tutulacak, vekâlet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Somut olayda davacı tarafından açılan davanın feragat sebebi ile reddine karar verildiği halde davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 436/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/18044, K. 2012/11350, 25 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama