KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/18071 E., 2012/11301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre davacı tarafından feshin sendikal nedene dayandığı yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığından feshin sendikal nedene dayandığının kabulü hatalı olmuştur.
Öte yandan alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır.
Kanun'un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.
Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek amacıyla 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir.
Somut olayda, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi kanuna uygun kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Asıl işveren işe iadeden sorumlu tutulamaz ise de işe iadenin mali sonuçlarından 4857 sayılı Kanun'un 2/6. maddesi gereğince müteselsilen sorumludur. Bu nedenle davalı asıl işveren ... Denizcilik Liman İşletmeciliği Nak. Turz. İnş ve Tic. A.Ş.'nin işe başlatma tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken anılan davalı hakkında açılan davanın reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/18071, K. 2012/11301, 25 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama