KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/18180 E., 2012/12706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının kıdeminin altı aydan daha az olduğunu ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, ayrıca davacının çalışma arkadaşlarıyla uyum sağlayamadığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı işverenin geçerli bir fesih için öngörülen usule uyulmaksızın iş sözleşmesini feshettiği ve yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacının altı aylık kıdeminin bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla iş güvencesi hükümleri kapsamına girip girmediği uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun' un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre altı aylık süre aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süre birleştirilerek hesaplanır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına göre altı aylık kıdemin hesaplanmasında aynı Kanunun 66.maddesindeki süreler dikkate alınır. Altı aylık kıdem şartını öngören hüküm nispi emredici olduğundan, daha az kıdem şartını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Altı aylık kıdem işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarih ile fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih arasında geçen süreye göre belirlenir.
Somut olayda, davacı işçinin davalıya ait iş yerinde 28/12/2010- 14/06/2011 tarihleri arasında satış müdürü olarak çalıştığı ve iş sözleşmesinin çalışma arkadaşlarıyla uyumsuzluğu ile olumsuz davranışlar sergilemesi gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Fesih bildirimin yapıldığı tarih olan 14.06.2011 tarihi itibariyle davacının kıdeminin altı aydan az olduğu belirlendiğinden davacı işçi açısından iş güvencesi koşullarının oluşmaması sebebiyle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/18180, K. 2012/12706, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama