KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/18365 E., 2012/10219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın ve öngörülen prosedüre uyulmaksızın haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, dört aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları ile sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı sebebi ile haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece işverence yapılan fesihte son çare ilkesine uyulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-g bendinde ardı ardına izinsiz ve mazeretsiz iki gün devamsızlığı işveren açısından haklı fesih sebebi olarak kabul edilmiştir.
Davacı işçi 09.09.2009 tarihinde doğum yapmıştır. Yasal onaltı haftalık doğum iznini kullanmıştır. Doğum izninin akabinde işverenden yirmidört haftalık ücretsiz izin talebinde bulunmuş, işverence bu izni de kullandırılmıştır. Davacının ücretsiz izni 04.06.2010 tarihinde son bulmuştur. Davacı bebeğinin “Damak yarığı” hastalığı nedeni ile ehil kişiler tarafından beslenmesi gerektiği raporunu ekleyerek dört aylık daha ücretsiz izin talebinde bulunmuştur. İşveren elektronik posta ile 08.06.2010 tarihinde bu ikinci ücretsiz izin talebinin kabul edilmediğini davacıya bildirmiştir. Davacı da bir anne olarak 09.06.2010 tarihinde görevine başlayamayacağını belirtmiştir.
Bütün bu olgular birlikte değerlendirildiğinde davacının 09.06.2010 ve devamı günlerinde işe gitmediği sabittir. İşverenin 16.06.2010 tarihinde yapmış olduğu fesih 4857 sayılı Kanun'un 25/II-g maddesine uygundur. Böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/18365, K. 2012/10219, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama