KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/1892 E., 2011/3074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mahkemeler tarafından verilen kararlarda tarafların gösterilmesi, iddia ve savunmaların özetlenmesi, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması ret ve üstün tutma sebeplerinin açıklanması zorunludur. Kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hükmün kapsamını düzenleyen 297. ve 298. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması gerekir.
Keza 6100 sayılı Kanunun 294/3. maddesine hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.(Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, )
Karar gerekçesinde davalı işverenler arasında asıl- alt işveren ilişkisinin varlığı kabul edilerek davacının davalı Gemak Gemi İnşaat San. ve Tic. A.Ş’ye ait tersanede taşeron şirket olarak iş alan davalı Gündoğmuş Gemi İnşaat Onarım Ltd Şti’nin elemanı olarak çalıştığı belirtilmiş; hüküm fıkrasında ise " İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine" ifadesi kullanılarak davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Hüküm fıkrasından davacının işe iadesinin hangi işveren yanına yapıldığı hüküm fıkrasında duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/1892, K. 2011/3074, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama