KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/3728 E., 2011/6779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketçe iş sözleşmesinin fesih bildirimi yapılmaksızın son verildiğini, ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş olmasının feshin haklı sebeplere değil İş Kanunumun 17. maddesine dayandığını gösterdiğini, yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmadığını, davalı işveren tarafından geçersiz nedenle iş akdi feshedildiğinden feshin geçersizliğine ve işe iadesine, karara rağmen işveren tarafından süresi içerisinde işe başlatılmaz ise 8 aylık brüt ücret tutarında tazminatın belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 20.07.2009 tarihinde "tüm haklarım ödenerek bankadan ayrılmak istiyorum" ifadesini içeren istifa dilekçesi verdiğini, müvekkili banka tarafından tüm haklarının ödendiğini beyanla haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacının 13.07.2006 - 20.07.2009 tarihleri arasında davalı banka nezdinde tahsildar-şöför olarak çalıştığı, davacının isim ve imzasını taşıyan yazıda, "13.07.2006 tarihinde başlamış olduğum görevimden 20.07.2009 tarihi itibari ile tüm haklarımın tarafıma ödenerek işimden ayrılmak istiyorum." şeklinde belirttiği, bu yazı üzerine davalı banka tarafından davacıya hitaben yazılan yazıda, ayrılma talebinin işleme konduğu belirtilerek davacıya kıdem-ihbar tazminatı ve izin alacakları ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacının yazılı talebi üzerine davalı bankaca kıdem-ihbar tazminatı ve izin alacakları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sona erdiği, davacının iş sözleşmesinin sonlandırılmasına yönelik iradesinin sakatlandığını kanıtlayamadığına göre, iş sözleşmesinin ikale ile sona erdiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/3728, K. 2011/6779, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama