KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4830 E., 2012/230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, sendikaya işçilerin üye olduğunu öğrenen işverenin üyelikten istifa etmeleri için işçilere 21/02/2007 tarihinde baskı yaptığını, işçilere servis araçların 10 dk erken göndererek işçileri kendi imkanları ile eve dönmeye zorladığını, ertesi gün de işçileri kanunsuz grev yapmış göstermek amacıyla işbaşı yaptırmadığını, üyelikten istifa edenlere 4 maaş ikramiye verileceğini duyurduğunu, 199 kişinin üyelikten istifa ettiğini, istifa edenlere 4 maaş ikramiye verildiğini, ücretlerine zam yapıldığını, 17 kişinin açtığı işe iade davalarından feragat ettiğini,
işverenin Lastik İş Sendikasının tis yetkisini düşürmek için 424 yeni işçi aldığını, bütün irtibat bürolarını kapattığını, buralarda çalışanları merkez kadrosuna aldığını, bunu ileride yapılabilecek tisi engellemek amacıyla gerçekleştirdiğini, davacının da sendikaya 07/01/2009 tarihinde üye olduğunu, sendika tarafından işyeri temsilciliğine atandığını, bu durumun 12/01/2009’da işverene bildirildiğini, davacının sendika üyesi işçilerin işten çıkarılması nedeniyle yetki aldıktan sonra sendikaya üye olduğunu, temsilci atandığı bildiriminden hemen sonra iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin sendikal nedenle yapıldığını,
aynı tarihte işverenin tis görüşmelerine davet edildiğini, ancak işveren tarafından cevap verilmediğini, bildirilen fesih nedeninin de geçerli olmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin çalıştığı promosyon malzemesi deposunda işçi istihdamına son verilmesi ve bu hizmetin Ekol Lojistik A.Ş’ye devredilmesi sebebiyle iş yasasının 17. maddesi doğrultusunda geçerli nedenli feshedildiği, müvekkil şirket tarafından feshin son çare olması gerekliliği nazara alındığı, ancak müvekkil şirkette davacının istihdam edilebileceği bir görev bulunmaması sebebiyle iş akdinin feshinin zarureti doğduğu, davacı vekilinin davacının iş akdinin sendikal sebeplerle feshedildiği iddiasının da gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, fesih bildiriminde bahsedilen gerekçeye paralel olarak davalı şirket ile dava dışı Ekol Lojistik A.Ş. ile sözleşme yapıldığına dair sözleşme belgesini dosyaya sunulduğu, içeriğinin davalının savunmalarını doğrular mahiyette olduğu, davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ispat edemediği, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
./..
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, promosyon malzemesi deposu elamanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, şirketin asıl faaliyet alanı dışında kalan promosyon malzemesi depo hizmetlerinin firma tarafından yapılmasına ve bu bölümün işveren organizasyon yapısından kaldırılmasına karar verilmesi ve başka birimlerde çalışma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle 21/01/2009 tarihinde feshedilmiştir.
Depolama ve Lojistik Hizmet Sözleşmesinin incelenmesinde, 29/12/2008 imza tarihinde yürürlüğe girdiği görülmektedir. Bu tarihte iş alt işverene verilmiş olduğu halde davacının fesih tarihine kadar çalıştırılması çelişkili ve tutarsızdır.
İşverenin faaliyet konusu ve büyüklüğü dikkate alındığında, promosyon deposu dışında depolarının da bulunduğu, tecrübeli bir depo elemanı olan davacının buralarda çalıştırılabilme imkanı araştırılmadan iş sözleşmesinin feshedildiği, özetle feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı anlaşılmaktadır. Feshin geçerli nedene dayandığı işverence ispatlanamamıştır.
Diğer taraftan iş sözleşmesinin sendikal nedene dayandığı hususu da, bu konudaki ispat yükü kendisinde olan davacı işçi tarafından kanıtlanamamıştır. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/4830, K. 2012/230, 19 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama