KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4838 E., 2011/8805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının uyarılara rağmen performansını düzeltmediği gibi verilen görevi ısrarla, bilerek ve isteyerek yerine getirmediğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin haklı veya geçerli nedene dayandığının işverence kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davalı şirkette teknik destek uzmanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi davalı işverence görevini uyarılara rağmen eksik, kötü ve yetersiz yaptığı gerekçesi ile tazminatsız olarak feshedilmiştir. Dosya içeriğine ve tanık beyanlarına göre davacıya bu konuda çok sayıda yazılı ihtar verildiği, buna rağmen davacının çağrılara müşteri kaydını oluşturmadığı, çalışanlar arasında en düşük kayıt açan kişi olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut delil durumuna göre fesih haklı nedene dayanmamakta ise de, davacının davranışları fesih için geçerli neden teşkil etmektedir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/4838, K. 2011/8805, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama