KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2011/5147 E., 2011/2152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/05/2010
- Numarası
- 2009/221-2010/159
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş akdinin feshedildiği tarihte davalı işyerinde 4 işçi çalıştığının belirlenmesi nedeniyle, işe iade davasının ön koşullarından 30 veya daha fazla işçi çalışması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda, mahkemece bu ön koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı Birliğin davacının çalıştığı Malkara şubesindeki işçi sayısı esas alınarak değerlendirilme yapılması ve sonuca gidilmesi hatalıdır. İşçi sayısının davalı Birliğin merkez ve tüm şubelerine göre belirlenmesi gerekir. Bu nedenle fesih tarihi itibariyle davalı Birliğin merkez ve tüm şubelerinde çalışan işçi sayısının davalı işverenden ve SGK'dan sorulup, işçi sayısı tespit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik araştırma sonucu yızılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/5147, K. 2011/2152, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama