KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/6349 E., 2012/11536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... İnsan ... Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı ... İnsan Kaynakları Ltd.Şti., davacının altı aylık kıdeminin bulunmadığın, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Nokia ... İletişim A.Ş. Davacının asistanlık ve sekreterya hizmetlerinin satın alındığı diğer davalının işçisi olduğunu, altı aylık kıdeminin bulunmadığını, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının davalı Nokia ... İletişim A.Ş.nin hizmet alımı yaptığı davalı Manpovver İnsan Kaynakları Ltd. Şti.'nin işçisi olduğunu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının kanıtlanmadığı, davacıya devamsızlığı nedeniyle ihtar cezası verildikten sonra benzer bir eylemde bulunmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davalı Nokia ... İletişim A.Ş. hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı Manpovver İnsan Kaynaklan tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kötüye kullanılmasını önlemek için, ilişkinin kurulma şartlarına, muvazaa ölçütlerine ve bunlara aykırılığın yaptırımına yer verilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin altıncı fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi; "bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte
./..
Çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişki" olarak tanımlanmıştır. Aynı maddenin yedinci fıkrasında "Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez" kuralına yer verilmiştir.
Somut olayda davalılar arasında yapılan sözleşmenin konusu "Nokia Siemens İletişim A.Ş.'nin işyerlerinde ihtiyacı olan muhtelif asistanlık/sekreterlik hizmetlerinin sözleşmede belirtilen hüküm ve şartlarda Manpovver İnsan Kaynakları Ltdi.Şti.'ne iş sözleşmesiyle bağlı personel vasıtasıyla Manpovver tarafından profesyonel bir şekilde yerine getirilmesi" olarak düzenlenmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi değil, işçi temini sözleşmesi bulunmaktadır. Bu nedenle her ne kadar sigorta kayıtlarında davacı, davalı Manpovver İnsan Kaynakları Ltd.Şti.'nin işçisi olarak görülmekte ise de, davacının başlangıçtan itibaren davalı Nokia ... İletişim A.Ş.'nin işçisi sayılması gerekir. Hal böyle olunca, davacının davalı Nokia ...
İletişim A.Ş.'ye ait işyerine iadesine karar verilmeli, diğer davalı hakkında açılan davanın ise sıfat yokluğundan reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/6349, K. 2012/11536, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama