KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/6766 E., 2012/11876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş yerinde uzun bir süre çalıştığını ve son zamanlardaki ekonomik kriz ve iş akışında yaşanan sıkıntılar ve kadro fazlalığı nedeniyle firmanın huzur ve disiplinini koruyabilme amacıyla İK 17. maddesi uyarınca davacıyı işten çıkarmak durumunda kaldıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesine işverenin güvenini kötüye kullanma, doğruluk ve baglılıga uymayan davranışlarda bulunma, işi savsaklama, iş güvenliğini tehlikeye düşürme sebepleri ile son verildiği, bu hususla ilgili olarak üretime az katkı yaptığı, uyarılmasına ragmen davranışlarında olumlu düzelme olmadığı, mesai arkadaşlarına kötü örnek olduğu belirtilerek savunmasının istenildiği, dosya içerisinde tutulan tutanaklar ve şahit beyanları ile davacının iş yerinde işi yavaşlattığı diğer mesai arkadaşlarının çalıştığı şekilde çalışmadığı,
davacının bu davranışlarının iyi niyet ve doğrulukla bagdaşmayacagı, Medeni Kanundaki maddelere aykırı davrandığı, ayrıca İş Kanununun 25/II maddesine düzenlenen işverenin güvenini kötüye kullanma, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar içerisinde olma ve işini yapmama maddelerini ihlal ettiği böylece işverenin işten çıkarma gerekçesinin haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun'un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 İş Kanun'un 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun'un 20. Maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesi "davacının talepleri değerlendirilerek firmanın disiplin ve huzurunun korunması, davacının mağdur olmaması" gerekçe gösterilerek Kanun'un 17. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesine karşın aynı gün diğer çalışanlar hakkında tanzim edilen tutanaklar uyarınca yapılan fesihler mahkemece yerinde görülmemiştir. Mahkemece aynı nitelikteki tutanaklara göre diğer çalışanların işe iade taleplerinin kabul edilmiş, davacının iş sözleşmesinin feshinin gerekçe gösterilen hususlar davalı işveren tarafından ispatlanamamasına karşın davanın reddine karar verilmiştir. Bu hususlar dikkate alınmadan davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde ret edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun' un 20. Maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/6766, K. 2012/11876, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama