KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/73 E., 2011/2843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin hiçbir neden gösterilmeksizin feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, güvenin kötüye kullanılması, menfeat temini, kasıtlı ihmal ve mevzuata aykırı hareketlerden dolayı feshin haklı nedene dayandığını, bu nedenle 16.6.2009 tarihinde İş Kanunu 25/II maddesi uyarınca iş aktinin feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 4857 sayılı Yasanın 25/II maddesinde belirtildiği üzere davacının güvenin kötüye kullanılması, menfeat temini, kasıtlı ihmal ve mevzuata aykırı hareketleri bulunmadığı, davalının iddialarını ispat edilemediğinden işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları İş Yasasının 25.maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar.
Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasasının 18/1.maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Dosya içeriğine göre somut olayda davalıya ait Yenimahalle Keçiören İşletme Müdürlüğünde başmühendis olarak çalışan davacının, Elmadağ Kargılı mevkiinde bulunan arsasında yapmakta olduğu havuz inşaatında, mesai saatleri içerisinde davalı ve taşeron şirket işçileri ile taşeron şirkete ait aracın bulunduğu davacının da imzasını taşıyan tutanakla tespit edilmiştir. Davacı işverene verdiği savunmasında şirket işçilerini ve yüklenici firma aracını kendisine ait havuz inşaatında çalıştırmasının yıllardır sürdürdüğü hizmet anlayışı ile
bağdaşmadığını, bu durumun yapılmaması gereken bir hata ve yanılgı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Buna göre şirkete ait işçileri ve yüklenici firma aracını kendi özel işlerinde kullandığı dosya içeriği ile sabit olan davacının bu davranışı doğruluk ve bağlılığa uymadığından, işverence yapılan fesih haklı nedene dayanmaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve soyut tanık anlatımlarına dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/73, K. 2011/2843, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama