KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/8105 E., 2012/1378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın işverence feshedildiğini, feshin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. ve 19. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, operasyon görevlisi olarak çalışan davacının kredi kullandırımı konusundaki usul ve mevzuata aykırı olarak yaptığı işlemler nedeniyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesi gereği haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının yapmış olduğu davranışı nedeniyle davalı işverenliğin herhangi bir zararının olmadığı, haklı ve geçerli fesih iddiasının ispat külfeti kendisine ait olan davalı işverenliğin bu hususu usulünce ispat edemediği, davacının eylemi ile iş sözleşmesinin feshi arasında açık bir oransızlık olduğu, feshin haklı ve geçerli olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davalı bankanın Kars şubesinde operasyon görevlisi olarak çalışan davacının kredi verilmesi konusundaki usul ve mevzuata aykırı olarak sahte evrak ile başkalarına ait hesaplardan arkadaşına kredi kullandırmıştır. Davacının eylemleri müfettiş raporu, mağdur tanıkların anlatımları ve davacının tevil yollu ikrarı ile sabittir. Fesih haklı nedene dayanmaktadır. Böyle bir durumda bankanın bir zararının doğması şart değildir. İşe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/8105, K. 2012/1378, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama