KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/8233 E., 2012/1579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren, 06/01/2011 günü öğle yemeği sırasında işveren vekili ve şirketin genel koordinatörünün davacıya "yemekleri çok yağlı yaptığını" söyleyince davacının, bağırıp çağırdığını ve tüm haklarının ödenerek işten çıkmak istediğini söyleyerek ve davacının isteği üzerine hakları ödenmek koşulu ile işi terk edip gittiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, geçmiş dönemlerde davacı hakkında bir takım tutanaklar tutulduğu, davacının işten çıkarılmasına sebebiyet veren en son olayda da, iş yerine gelen misafirlere ikram edilen yemeğin fazla yağlı olması nedeniyle işyeri sahibinin ve genel koordinatörün bulunduğu bir ortamda, genel koordinatör yöneticinin davacıya yemeklerin yağlı olduğu ihtarı üzerine davacının kendisinin üst amiri konumunda olan genel koordinatöre yönelik sesini yükselterek bağırarak konuştuğu, davacının davranışının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-b,d,h maddelerini ihlal ettiği,
davacının yapmakla ödevli bulunduğu görev kendisine hatırlatıldığı halde amirinin bu ihtarını dikkate almadığı ve işini yapmamakta ısrar ettiği, böylece işverenin işten çıkarma ve akdi fesih davranışının haklı sebebe dayandığı 06/01/2011 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan bu eyleme ilişkin aynı gün fesih işleminin yapıldığı ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesindeki süre içerisinde feshin gerçekleştiği ve davalının iş sözleşmesini fesih etmesinin haklı sebeplere dayandığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse Aynı Kanununun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
İş Kanununun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25. maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması koşulu aranmaz.
Somut olayda, davalı işveren davacının işi kendisinin terk ettiğini kanıtlayamadığı gibi, davalı işverenin 06/01/2011 tarihli ibraname ile davacıya işçilik alacaklarını ödemesi nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde belirtilen işçinin davranışları nedeniyle sona erdirildiğinin kabulü gerekir. Öte yandan, davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin yazılı bildirim bulunmadığı da tartışmasızdır. Mahkemece, yazılı fesih bildirimi bulunmamasına rağmen, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/8233, K. 2012/1579, 9 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama