KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2011/9179 E., 2012/2352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 8. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 24/06/2010
- Numarası
- 2010/452-2010/504
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin davalı işverence 09.10.2010 tarihinde haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, işyerinde yönetici asistanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin işin ve işyerinin gereklerinin doğurduğu zorunluluktan feshedildiğini, son çare ilkesinin de gözetildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafın hazır bulunmadığı ilk oturumda, fesih işleminin geçerli nedenlere dayanmadığı ve bunun sonucu olarak ta feshin son çare olması yolundaki ilkeye uyulmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinin geçersiz kılınması ve davacı işçinin işe iadesi istemiyle açılan işbu dava ile ilgili olarak izlenmesi gereken yol, öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinin ilk fıkrasında belirtilen bu tür davaların görülüp yürütülmesinin zorunlu şartlarının re'sen araştırılıp saptanması,
daha sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin kanıtları sorulup toplanarak davanın esası hakkında karar vermekten ibaret iken, değinilen dava ön koşullarının tamamının varlığı belirlenmeden, yöntemince verdiği cevapta değindiği ciddi savunma argümanlarını ispat zımnında duruşmaya gelmeyen davalı tarafın HUMK' - un 230 vd maddelerinde öngörülen isticvabı yoluna gidilmeden ve davacı tarafın dayandığı kanıtları sorulup toplanmadan, soyut ve dosyadaki bilgi ve belgelerle temellendirilemeyen gerekçelerle ilk oturumda davanın sonuçlandırılması doğru bulunmamış,
eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak ve davalı tarafa cevaplarındaki savunmalarını ispat olanağı tanınmadan verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/9179, K. 2012/2352, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama