KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/9350 E., 2012/2396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Aynı Kanun'un 22. maddesi “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.” hükmünü içermektedir.
Davalı iş yerinde Dış İlişkiler Uzmanı olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin, yapılan görevlendirmeyi kabul etmemesi üzerine geçerli nedenle feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, hastanenin dışarıdan gelen doktorlara tanıtımını yapan ve Dış İlişkiler Uzmanı sıfatıyla çalışan davacıya, doğumdan sonra işe başladığında, hastaneye dışarıdan gelen doktorların ziyaret süreçlerinin organizesi, takip ve refakati ile iştigal eden ve davacının önceki görevinden aşağı bir pozisyonda olan “Dış İlişkiler Danışmanlığı” işinin teklif edildiği, davacının bu teklifi süresinde kabul etmediği açıktır. Davacıya teklif edilen iş, önceki işine göre çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik içermekte olup, davalı tarafça iş değişikliğinin geçerli nedenle yapıldığı ispatlanabilmiş değildir. Bu nedenle işverence yapılan feshin geçerli nedenle yapıldığı kabul edilemez. Mevcut delil durumuna göre davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/9350, K. 2012/2396, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama