KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/9829 E., 2012/3126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili ; iş sözleşmesinin 06.11.2009 tarihinde ikale ile karşılıklı uzlaşılarak feshedildiğini, karşılıklı olarak iş sözleşmesinin feshine bağlı olarak davacıya hak etmiş olduğu ihbar ve kıdem tazminatlarının ödendiğini, davacının ikale sözleşmesine itiraz etmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverenin davacının iş akdini geçerli nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Dosya içeriğinden, davacının 15.01.2007-06/11/2009 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde ...
Mağazalar Satış Destek Bölümünde satış temsilcisi olarak çalıştığı, yazılı fesih bildirimi yapılmadığı, 06.11.2009 tarihli bozma (ikale) sözleşmesinde, sözleşmenin konusunun; taraflar arasında 06.11.2009 tarihinde yapılmış olan iş sözleşmesinin taraflarca karşılıklı anlaşarak feshi, tarafların hak ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu, genel hükümlerinde; davacının görev alanına giren ...
Marketlerde işverenin ekonomik krizin getirdiği nedenler ve yüksek maliyetler nedeniyle 2009 yılı sonu itibariyle ürün satışı yapmayacağı, bu sebeble mevcut kadronun bir kısmının ihtiyaç olan başka departmanlarda değerlendirildiği, uygun pozisyon bulunmayan personel ile karşılıklı olarak anlaşarak hizmet akdinin feshi kararı alındığı, bu nedenle iki tarafın iş akdini karşılıklı olarak feshettikleri, iş akdinin feshine bağlı olarak personele sadece çalıştığı döneme ilişkin ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, personele 1.236.96 TL ihbar tazminatı, 3.109.35 TL kıdem tazminatı ödeneceği, hususlarının belirtildiği,
06.11.2009 tarihli ibranamede, davacının bütün alacaklarını aldığını belirttiği, 01.10.2009 tarihli yönetim kurulu kararında, verimsiz çalışma yürütülen ... mağazalardaki faaliyetlere son verilmesi, ürün gruplarında yapılan satışlarda görülen zarar veya karlı olmayan markaların raflardan kaldırılması, zararın devamı halinde bu mağazalardan da çıkılmasına, Ev tipi Deterjan ürünleri satış departmanına bağlı ulusal ... mağazalar satış bölümünde çalışan temsilcilerin ihtiyaç olması halinde başka departmanlarda değerlendirilmesi, ihtiyaç olmaması halinde tazminatların ödenerek iş akdinin sonlandırılması kararı alındığı,
şirketin 23.11.2008 tarihinde ..., 23.11.2009 tarihinde ise ..., ..., ..., ..., ..., ... Marketleri ile satım sözleşmesini sona erdirdiği, işverenin 01.12.2009 tarihinde satış temsilcisi almak için iş ilanı verdiği, 2009 yılında 37, 2010 yılında 58 işçi çıkarıldığı, buna karşılık 2009 yılında 31, 2010 yılında 13 işçi alındığı, davacının çalıştığı bölümde çalışan 5 kişiden 3'ünün işten çıkarıldığı, 2'sinin başka bölümlere kaydırıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, ikale için icabın davalı işveren tarafından işletme, işyeri ve işin gerekleri gerekçesiyle yapıldığı, davacı işçiye kıdem ve ihbar tazminatı gibi yasal işçilik alacaklarının ödendiği ancak yasal haklarına ilaveten makul yarar kapsamında ek bir menfaat sağlanmadığı anlaşılmış olup ikalenin geçersiz olduğu, öte yandan geçerli nedenle fesih yapıldığı iddia edilmesine rağmen yazılı fesih bildirimi yapılmadığı gibi fesih için geçerli bir neden de gösterilmediği dikkate alındığında, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/9829, K. 2012/3126, 2 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama