KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/10267 E., 2012/20127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 28.09.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Tarafların beyanı ve tanık anlatımlarına göre; davacının olay günü işyerine geç gittiği, işyeri amirinin (Lojistik Destek Müdürünün) işe geç geldiğini hatırlatma tarzındaki sorusuna el kol hareketleri ile yanıt verdiği, soyunma dolabının kapısını çarptığı, sözlü uyarısına karşı “Sen benimle böyle konuşamazsın” şeklinde cevap verdiği, amirinin evine git demesinden sonra da aynı davranışlarını artırarak sürdürdüğü, amirine sataşma olarak değerlendirilen bu davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesine göre haklı nedene dayanılarak feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı kendisini evinden alan işveren aracının vaktinde gelmemesinden dolayı işe geç kaldığını savunmuş, işverence savunmaya itiraz edilmemiş ve savunmada belirtilen durumun aksi kanıtlanmamıştır. Gerçekten işveren aracının gecikmesinin davacı üzerinde olumsuz etki yaratacağı ve bunun amirine verdiği cevaba da olumsuz yansıyacağı kabul edilebilir.
Ancak, bu tepkinin işyeri disiplinine aykırı şekilde ifade edilmesi ve olağan cevap sınırlarını aşarak saygısızlığa dönüşmesi kabul edilemez. Davacı işe geç kalmasına işveren aracının gecikmesinin neden olduğunu belirtirken yaptığı el kol hareketleriyle ve amirine “Sen benimle böyle konuşamazsın” demekle hoşgörü sınırlarını aştığı açıktır. Bir davalı tanığı davacının daha önce de benzeri tutum ve davranışlarda bulunduğunu bildirmiştir.
Davacının davranışı, işe geç kalma sebebi dikkate alındığında haklı fesih nedeni oluşturacak ağırlıkta olmasa da davalı tanıklarından birinin davacının daha önce de benzer tutum ve davranışlarda bulunduğuna ilişkin beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde fesih için geçerli sebep oluşturacak nitelikte olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece davacının toplanan deliller ve dosya kapsamıyla ... olan eyleminin geçerli sebep oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan feshin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
Yukarıda belirtilen maddi olgulara göre feshin geçerli sebebe dayandığı kabül edilmek suretiyle hükmün bozularak ortadan kaldırılıp davanın reddi yönünde hüküm oluşturulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi düşünce ile oluşturduğu onama kararına katılamıyorum.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/10267, K. 2012/20127, 28 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama