KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/11403 E., 2012/19490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, davalı . ..Sigorta A.Ş'nin güvenlik hizmetlerini üstlenen diğer davalı ....Korunma Savunma ve Güvenlik Hizmetleri A. Ş.’nin işçisi olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A. Ş., davacı ile ararlarında iş sözleşmesi bulunmadığını, diğer davalı ile yaptıkları Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca sözleşme kapsamında çalıştırılacak işçilerin özlük haklarından diğer davalı şirketin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Alfa Korunma Savunma ve Güvenlik Hizmetleri A. Ş., davalı ... Sigorta A.Ş'nin 2010 yılında zarar ettiğinden söz ederek ödemelerde indirim yapılacağına ilişkin işletmesel kararını bildirmesi üzerine çalışanların ücretlerinde indirime gidildiğini, bir çok işçinin bu durumu kabul edip çalışmaya devam ettiğini, davacının yapılan indirim teklifini kabul etmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmadığı, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabullüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama
tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulmuş olup, iş sözleşmesi geçerli sebep olmadan feshedildiği için feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli ise de, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmemesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/11403, K. 2012/19490, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama