KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/11416 E., 2012/20349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebebe olmadan işverence feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı kanıtlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalınınbu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi erişim uzmanlığında işçi olarak çalışmaktayken davalı işveren tarafından olumsuz davranışlarının devam etmesi gerekçe gösterilerek geçerli sebeple feshedilmiştir. Mahkemece, davalı işverinin 30.06.2011 tarihli
yazısında, davacının disiplinin cezasını almasını gerektirecek herhangibir olumsuz durumun ortaya çıkması halinde iş sözleşmesinin derhal fesh edileceği hususunda kendisine son bir kez yazılı uyarıda bulunulmasına rağmen olumsuz davranışların devam etmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiği bildirildiği ancak uyarıdan sonraki olumsuz davranışların ne olduğunun belirtilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosyanın incelenmesinde davalı işverenin feshe sebep gösterilen davranışların ne olduğunu belirtmediği gibi fesihten önce davacının savunmasını da istemediği anlaşılmıştır.
Dolayısıyla, sonuca göre mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işverence yazılı savunması alınmadan ve fesih sebepleri açık ve kesin bir biçimde bildirilmeden feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatılmamaya ilişkin haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin bildiriminde önceki davranışları nedeniyle yapılmış olan uyarıdan sonraki olumsuz davranışlarının ne olduğu ve
fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine dair verilen karar, dairemiz sayın çoğunluğu tarafından benimsenmiş ise de bu sonuca aşağıda açıklanan nedenlerle iştirak edilmemiştir.
İncelenen dosya içeriğine göre, davacının işyeri kurallarına aykırı, kusurlu davranışlarından dolayı 26.09.2008 tarihinde kınama cezası, 29.12.2009 tarihinde yevmiye kesimi cezası, 27.02.2010 tarihinde uyarma cezası, 04.11.2010 tarihinde kınama cezası, 02.09.2010 tarihinde kınama cezası, 01.02.2011 tarihinde olumsuz tutum ve davranışlarından dolayı uyarıldığı, 19.04.2011 tarihinde işe geç kalması sebebiyle uyarıldığı, 29.94.2000 tarihinde yine işe geç gelmekten dolayı uyarıldığı ve sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar da işyerindeki olumsuz tutum ve davranışlarını sürdürdüğü, fesihten önce de savunma vermekten kaçındığı anlaşılmaktadır.
Çalıştığı süre içerisinde davacının işyeri disiplin kurallarına uymadığı, işverenin hukuka uygun talimatlarına aykırı davranarak iş sözleşmesini ihlal ettiği, davacının kusurlu davranışlarını aldığı disiplin cezalarına ve yapılan uyarılara rağmen sürdürdüğü görülmektedir. Davacının gelecekte de aynı davranışları sürdüreceği anlaşıldığından objektif iyi niyet kurallarına göre davalı işverenden davacıyla iş ilişkisini sürdürmesi beklenmemelidir. Tüm dosya içeriği incelenip değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi düşünce ile oluşturduğu bozma kararına katılamıyorum.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/11416, K. 2012/20349, 28 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama