KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/11555 E., 2012/19800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... trafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli ve haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle işveren feshinin geçerli ve haklı sebebe dayanmadığından işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işveren tarafından 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e maddesi uyarınca haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, tıbbi ilaç mümessili olarak görevli davacının iş sözleşmesi, Devlet Hastanesinde görevli dermatoloji uzmanı doktorun ziyaret edilmemesine rağmen, belli günlerde ziyaretlerin yapıldığına dair raporların hazırlanması sebebiyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesi uyarınca feshedilmiştir.Yargılamada dinlenen davalı tanığı Murat Tabandır beyanında, Devlet Hastanesinde görevli dermatoloji uzmanı doktorun ziyareti esnasında, tanıtıma konu ilacın doktora gösterildiğinde, doktorun kendilerine bu ürünün daha önce
tanıtımının yapılmadığını, en son 4-5 ay kadar önce sadece numunesinin bırakıldığını söylediğini, söz konusu ilacın o dönem tanıtımının ise sadece davacı işçi tarafından yapıldığını ifade etmiştir.
Mahkemece, ayda bir çok kez ilaç tanıtım elemanı ile karşılaşan bir doktorun, isim olarak davacıyı bilmesinin mümkün olmadığı, davacının gelip gelmediği şeklinde beyanda bulunmasının sağlıklı bir saptama olmadığı, davacı işçinin, sözü geçen doktorun beyanına dayanılarak feshe konu eylemi gerçekleştirdiğinin iddia edilemeyeceği gerekçesiyle, işe iadeye karar verilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir.
Öncelikle davacının feshe esas alınan dönemdeki günlük ziyaret programları getirtilmeli.
Edirne Devlet Hastanesinde görevli dermatoloji uzmanı doktorun, tanıtımının yapılmadığını bildirdiği ilacın tanıtımından sadece davacının sorumlu olup olmadığı tespit edilmeli; bölge müdürüyle birlikte ziyarete çıkan saha müdürü ve ilaç mümessilinin görüştüğü dermatoloji uzmanı doktorun tanık olarak bilgisine başvurulmalı; gerekirse işveren kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmalı ve bu suretle olay tüm yönleriyle aydınlatıldıktan sonra delilller birlikte yeniden değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/11555, K. 2012/19800, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama