KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/13108 E., 2012/30051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili davalı işverene ait gemilerde 10.08.2000-04.11.2007 tarihlerinde çalıştığını, gemi sefere çıkmadan önce veya belli aralıklarla ... sözleşmelerinin maktu olarak imzalatıldığını, sözleşmedeki sürelere bağlı kalmaksızın gemi seferden döndükten sonra belirli bir süre ücretsiz izin yaptırıldığını, daha sonra yeniden sözleşme yapılarak sefere çıkıldığını, en son gemi seferde iken 09.10.2007 tarihinde sağlık sorunları nedeniyle yıllık iznini kullanmak için dilekçe yazarak 04.11.2007 tarihinde izne ayrılma saikiyle gemiden ayrıldığını, ancak davalı işveren tarafından davacının aynı tarihte ... sözleşmesine son verildiğini,
en son baş aşçı olarak çalışmakta iken 1.500,00 USD aylık ücret ile üç ayda bir maaş ikramiye aldığını, gemi seferde olduğu esnada sürekli olarak gemide kaldığını, tek aşçı olarak çalıştığını 6.000,00 TL kıdem tazminatı, 2.000,00 TL ihbar tazminatı, 500,00 TL yıllık izin ücreti, 500,00 TL fazla çalışma ücreti, 500,00 TL genel tatil ücreti, 500,00 TL hafta tatili ücreti olmak üzere toplam 10.000,00 TL alacağın kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren diğer alacaklara ise dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının firmaları bünyesindeki gemilerde 10.08.2000–04.11.2007 tarihleri arasında belirli sürelerle çalıştığını, davacının 14.12.2007 bitiş tarihli olan ... sözleşmesinin sona ermesini beklemeden M/V Nemtaş 1. gemisinden 04.11.2007 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının ilk iki seferde kamarot olarak çalıştığını, daha sonraki çalışmalarını ise 2. aşçı olarak yaptığını, davacının yasal sınırlar içinde çalıştığını, fazla çalışmasının olmadığını, olduğu zamanlarda ise bordro karşılığı kendisine fazla çalışma ücretinin ödendiğini, davacının en son ücretinin ise 1.500,00 USD olmayıp ... 535,00 USD olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının işverene 09/10/2007 tarihinde verdiği uygun limanda izine ayrılma isteği sonucunda tarafların karşılıklı mutabakatıyla davacı gemi adamının 04/11/2007 tarihinde gemiden ayrıldığı, buna göre kendi isteğiyle işyerini terketmediği, gemiden ayrıldıktan sonra tekrar işyerine çağırılıp işe başlatılmadığı ve bu bağlamda hizmet akdinin işveren tarafından sona erdirildiği, böylelikle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,yıllık izin, fazla mesai, hafta ve genel tatil ücret alacaklarını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının davalıya ait gemide aşçı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının gemide tek aşçı olması ve çalışma koşullarının ağırlığına dayanamaması nedeniyle izin talebinde bulunduğu, gemiden ayrılma niyetinin olmadığı bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle verilen karar doğrudur. Ancak taraflar arasında yapılan sözleşmede aylık 22,5 saat fazla mesai yapıldığı takdirde fazla çalışma bedelinin kararlaştırılan aylık maktu ücret kapsamında olduğu kararlaştırılmıştır. Bilirkişice fazla mesai alacağı hesaplanırken bu bedelin alacak miktarından mahsubu gerekirken mahsup yapılmadan düzenlenen rapor esas alınarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/13108, K. 2012/30051, 28 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama