İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/13243 K.2013/5028

Mahkeme, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2012/13243Karar2013/5028Tarih12 Mart 2013Okuma4 dk · 864 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2012/13243 E., 2013/5028 K.·Davacı-karşı Avukat ... Davalı-karşı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mart 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine, karşı davacı ise uğranılan şirket zararının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

864 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davacının davalı şirkette 30.09.1999-08.03.2004 tarihleri arasında çalıştığını, 08.03.2004 tarihinde davalı işverenlik tarafından gerçeklerle bağdaşmayan, iftira içerikli belge imzalatılmaya çalışıldığını, davacının işveren tarafından sunulan belgeyi imzalamaması üzerine iş sözleşmesinin haklı bir neden bulunmadığı halde feshedildiğini ileri sürerek, bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı - karşı davacı vekili davacının müvekkili şirkette depocu olarak çalıştığı dönemde kendisine teslim edilen mallarda eksiklikler olduğunun tespit edildiğini, davacının kendisinden beklenen özeni göstermemesi, depoda yapılan incelemelerde tespit edilen eksiklikler konusunda makul bir açıklama yapamaması sonucunda müvekkili şirkete 27. 293,04 Euro zarar verdiğinin tespit edildiğini,

bu şekilde müvekkili şirketin güvenini kötüye kullanan ve doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğundan davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş; birleşen dava dosyasında davacı işçinin 30.09.1999-08.03.2004 tarihleri arasında depocu olarak çalışmakta iken kendisine emanet edilen malzemeleri eksilterek müvekkili şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla 51.521,82 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı işverenin haklı fesih gerekçesi olarak dayandığı güveni kötüye kullanarak zarar verme olgusunun gerçekleşmediği, ceza davasında hukuk hakimi yönünden bağlayıcılık kazanan maddi olgular dikkate alınarak ispat yükümlülüğü altındaki davalı işverenin haklı fesih gerekçelerini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne; karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

Karar davalı – karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı- karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde 30.09.1999-08.03.2004 tarihleri arasında depocu olarak çalıştığı, iş sözleşmesi davalı işveren tarafından davacın sorumluluğu altındaki depoda yapılan incelemelerde tespit edilen eksiklikler nedeniyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e maddesi gereğince feshedilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri başlığı altında düzenlenen 25/II-e bendine göre, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, işverenin meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması işverene haklı sebeple derhal fesih hakkı vermektedir.

Somut uyuşmazlıkta, işyerine ait depoda mal açığı tespit edildiği, bu duruma ilişkin tutanak düzenlendiği ve davacının savunmasının alındığı anlaşılmaktadır.

Yine davalı işyerinin davacı hakkında fesih sebebi yapılan davranışı ile ilgili hizmet sebebiyle emniyeti suistimal, güveni kötüye kullanma suçundan şikayetçi olduğu, davacının sanık sıfatı ile yargılandığı İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2007 gün 2005/ 173 Esas 2007/ 409 K. sayılı ceza davasında depodaki mal açığının davacı tarafından gerçekleştirildiği yönünde delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 04.07.2012 gün ve 2012/8794 E. 2012/40676 K. sayılı ilamıyla sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle somut bir olayla ilgili olarak ceza yargılaması ve hukuk yargılaması arasındaki ilişki genel olarak dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde ortaya konulmuştur.

Anılan maddeye göre, “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” denilmektedir.

Benzer düzenleme karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde de yer almaktadır. Bu hükümlerde kısaca, hukuk hakimin ceza ve hukuk yargılamasının kendisine özgü kuralları bulunması sebebiyle ceza mahkemesinde yapılan işlemler ve verilen kararlarla kural olarak bağlı olmadığı ifade edilmek istenmiştir.

Ancak söz konusu hükümlere dayanılarak ceza mahkemesince yapılan, maddi vakıaların tespiti ile sanığa yüklenen eylemin sabit olup olmadığına ilişkin belirlemelerin hukuk hakimini bağlamayacağı söylenemez. Çünkü aksinin kabulü halinde aynı olayla ilgili olarak yargı tarafından iki farklı gerçeklik oluşturulmasına zemin hazırlanması söz konusu olur ki bu durumun benimsenmesi mümkün değildir.

Mahkemece emekli iş müfettişinden alınan hesap raporuna itibarla davacı hakkında açılan ceza davasındaki hukuk hakimi yönünden bağlayıcılık kazandığı belirtilen maddi olgulara göre yapılan değerlendirme ile feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiş ise de davacı hakkında fesih nedeni yapılan eylemi ile ilgili yürütülen soruşturma sonucunda açılan ceza davası temyiz incelemesi sırasında zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmek suretiyle kesinleşmiştir.

Ceza davasının kesinleşme nedenine göre davacının işveren tarafından fesih nedeni yapılan eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden ceza dosyasının hukuk hakimini bağlayıcı bir yönü bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece davacının ceza dosyasındaki deliller dikkate alınmak suretiyle konusunda uzman olmayan bilirkişinin mütalaasına itibarla karar verilmesi hatalıdır.

Davalı şirkete ait işyerinde keşif yapılarak muhasebeci, mali müşavir ve davalı şirketin faaliyet alanında deneyimli işletme ekonomisinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacının sorumlu olduğu depoda oluştuğu iddia edilen mal açığının bulunup bulunmadığı, mal açığı varsa davacının oluşan mal açığından sorumlu tutulmasını gerektirecek bir kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edilerek; feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı kesin olarak belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/13243, K. 2013/5028, 12 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13243
Karar No
2013/5028
Tarih
12 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/13250 K.2013/5458
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/13252 K.2013/10933
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/13253 K.2013/3065
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/13254 K.2013/11984
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/13255 K.2013/3122
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/13255 K.2013/12006

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.