KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2012/15754 E., 2013/4347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma, genel tatil, yıllık izin ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, aylık 850,00 TL net ücretle çalıştığını belirterek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, genel tatil ücreti ve ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının imzalı bordrolarda gösterilen ücretle çalıştığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Dosya içeriğine davacı 850,00 TL net ücretle çalıştığını beyan ederken davalı vekili, bordrolarda gösterilen ücret ile çalıştığını savunmuştur. Mahkemece, emsal ücret araştırması esas alınarak davacının en son 855,00 TL brüt ücretle çalıştığı kabul edilmiştir. Davacı, işyeri kayıtlarında belirtilen ücret miktarının aksini yeterli delille kanıtlayamadığı halde hüküm altına alınan tazminat ve alacakların daha yüksek ücret üzerinden hesaplanması doğru olmamıştır.
3-Davacı vekilinin ıslah dilekçesinin açıklama ve talep sonuç bölümlerinde atiye bıraktığı alacak kalemlerini farklı ve birbiri ile çelişki oluşturacak şekilde açıkladığı, 17/01/2012 tarihli duruşmadaki imzalı beyanında atiye bıraktığı alacaklardan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Islah dilekçesi kendi içinde çelişkilidir. Mahkemece, davacı vekiline ıslah dilekçesi içeriği ve atiye bıraktığı alacaklar açıklatılmadan sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/15754, K. 2013/4347, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama