KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/16315 E., 2012/23729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalı işverene ait işyerinde diş protez teknikeri olarak 20.09.2002 tarihinde çalışmaya başladığını, 30.11.2011 tarihinde iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek öncelikle feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini mahkemece aksi kanaatte olunması halinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının yaptığı çalışmalarla ilgili hekimlerden şikayetler gelmeye başladığını ve yaptığı işler hatalı çıktığı için hekimler tarafından iade edildiğini, davacının yaptığı hatalı işlerin diğer teknikerlerce düzeltildiğini, davacının bir çok kez uyarılmasına rağmen işçilik kalitesini düzeltmediğini, hatalı işler çıkması nedeni ile hekimlerce iş bağlantılarının iptal edilmesi üzerine davalıyı büyük maddi zarara uğratması ve mesai saatlerine uymaması nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. –h. –ı. maddesi uyarınca işverence haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 111. maddesine göre dava konusu işe iade ve alacak talepleri arasında aynı işleme dayandığından aralarında hukuki bağ bulunduğu, işe iade ve alacak talebini, aralarında aslilik ve ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle talepte bulunabileceği gerekçesiyle yapılan yargılama sonunda işe iade talebinin kabulüne ulusal bayram genel tatil ücret isteğinin kabulüne diğer isteklerin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanunu’nun 111. maddesinde terditli dava düzenlenmiş olup anılan kanun maddesinde “Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer'î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz” düzenlemesi getirilmiştir.
Dosya içeriğine göre dava dilekçesinde feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı,yıllık izin ücreti, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece dava konusu isteklerin aynı işleme (iş sözleşmesinin feshi) dayalı olduğundan talepler arasında hukuki bağ olduğundan bahisle terditli dava olarak açılıp davanın görülebileceği gerekçesiyle işe iade ve alacak istekleri birlikte görülüp sonuçlandırılmışsa da dava konusu işe iade ve fazla çalışma ve hukuksal bayram genel tatil ücret alacakları feshe bağlı alacaklar olmadığından aralarında hukuki bağ bulunmadığından terditli dava yolu ile talep edilmesi mümkün değildir.
Kaldı ki 6100 sayılı Kanunu’nun 111. maddesindeki talepler arasında aslilik- ferilik ilişkisi kurularak açılan terditli davada asli talebin esastan reddine karar verilmedikçe fer'î talebin inceleyemeyeceği ve karara bağlayamayacağı hükmüne aykırı olarak mahkemece davacının işe iadesine karar verildiği halde feri talep olarak açılan istekler hakkında da inceleme yaparak kabul kararı verilmesi hatalıdır.
Yargıtay’ın işe iade ve işçilik alacaklarının birlikte görülemeyeceğine dair kararlı uygulaması da gözetilerek dava konusu işe iade ve alacak istekleri ayrılarak delillerin her bir istek yönünden yeniden değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/16315, K. 2012/23729, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama